09 Şubat 2007

DEVLETİ TESLİM ALMIŞ, 'DERİN' MAFYANIN, 17'LİK TETİKÇİ ADAYLARININ GÖZÜ AYDIN, 'KURTLAR VADİSİ' DİZİSİ YENİDEN YAYINDA!..
Aşağıda yazı, "DAMDAKİ MİZAHÇI"nız Cihan Demirci'nin , "BİZDEN HABERLER" dergisindeki (Şubat 2007 sayısı) köşesinden alınmıştır.
Kurtlar Vadisi Çocukları!
Dam üstünden aşağılara baktığımda, yüzü öfke dolu çocuklarla karşılaşıyorum. Çocukluktan gençliğe geçerken aradaki güzel günleri yaşama şansı bulamayan, anında büyüyerek aslında sorunları büyüten çocuk-gençler bunlar. Gelecek endişesi altında, eğitim alanı bile cehaletin çukurunda gezinen onbinlerce, yüzbinlerce, daha da açık söyleyelim; milyonlarca sorun yumağı hayat.

Yıllardır okullara söyleşilere, imza günlerine gidiyorum, gitmediğim zamanlarda da okul önlerinden geçerken onların perişan hallerini izliyor, Damdaki Mizahçı’nın gözlem gücüyle hayatlarına çaktırmadan zum yapıyorum.
Erkek öğrencilerin artık 7. sınıftan sonra yürüyüşleri bile değişmeye başlıyor. 8. sınıfta bir omuz yavaş yavaş aşağı iniyor, diğer omuz yukarı çıkıyor. ‘Dayı’ evrimi böyce başlıyor! İlköğretim bitip de lise yılları başladı mı tam anlamıyla bir omurga eğriliği dönemine geçiliyor! Erkek öğrenci bir omuzu yukarda, diğeri aşağıda, en ‘dayı’ pozuyla yürümeye başlıyor. Ne kadar yamuk durursan o kadar ‘delikanlı’ oluyorsun bu ülkede malumunuz! Bu arada gömleğin bir kısmı pantolondan dışarı çıkmış, kravat da sonuna dek gevşetilmiş olacak. Tabii gömlek yakasından en az üç-dört düğme açmak da şart. Saçların jöleyle havaya dikilmesi, bir kaşı yukarda tutarak etrafa psikopat bakışlar atılması, bu ‘kabadayı’ görünümün son halkaları. Kızlara gelince onlar da giderek erkeklerin birebir kopyası olma yolunda hızla ilerliyor. Son derece ağzı bozuk konuşmalar, ağza alınmayacak belden aşağı muhabbetler, dayı erkek pozunda, erkeksi yürüyüşler, duruşlar, bakışlar vs…

Bazılarımız şaşırıyor. “Nasıl oldu da, bu çocuklar bu hale geldi” diye… Bendeniz bu şekilde şaşıranlara şaşırıyorum, yıllardır dam üstünden hayatı gözlemleyen bir mizahçı olarak! Oysa her şey göz göre göre yapılmadı mı bu ülkede? Yıllarca düzeltilememiş sosyo-ekonomik sorunlarla, giderek korkunç boyutlara ulaşan gelir dağılımı adaletsizliğiyle, ülkede zerre kadar işlemeyen adalet-hak-hukuk-yargı mekanizmasıyla ve bunun üstüne olumsuz anlamda müthiş bir medya bombardımanıyla daha başka bir şey olması mümkün mü?

Medya deyince biraz durup bakmak gerek. Bakın şu günlerde, “Kurtlar Vadisi” adlı dizinin yeni bölümleri yayına başlıyor. Oysa bu dizinin yarattığı ağır yıkımın sonuçları daha yeni yeni alınmaya başladı. Belli ki bu vahim durum birilerine yetmiyor, daha fazla şiddet manyağı insan yetiştirmek için yoğun bir çaba var bu ülkede. Günün birinde, epeyce geç olduktan sonra, bu ülkenin tarihine bu ve benzeri dizileri hazırlayanlar, büyük suç işlemiş insanlar olarak geçecek, buna eminim. Çünkü burası özel bir ülke. Bu ülkede diziler ‘gerçek’ olarak algılanıyor. Bu ülkede insanlar dizileri gerçek, gerçek hayatı ise dizi sanıyorlar. O yüzden dizilerden müthiş derecede etkileniyorlar. Gerçek hayatı dizi film gibi izleyip, kendi hayatlarının sadece seyircisi olan milyonlarca insan, dizilere seyirci olarak bakmıyor, bakamıyor. O yüzden bu ülkede bu tür, her anı kanlı dizi çekmek, cinayete ortak olmakla benzer bir duruma dönüşüyor. Bakın, bir üniversite öğrencisi, yüksek lisans tezi çalışmasında “Kurtlar Vadisi”nin tam 55 bölümünü incelemiş ve orada silahın, şiddetin, magandalığın, mafyanın, karanlık bir dünyanın nasıl yüceltildiğini sayısal rakamlara da dökmüş. 55 bölümde tam 411 cinayetle karşılaşmış tez çalışması yapan üniversiteli arkadaşımız. Diğer kanlı rakamlara yerimiz yetmez, içimiz elvermez…

Birileri bu işten büyük kazançlar elde etmek uğruna, bizi göz göre göre şiddet toplumu haline getiriyor. Bu karanlık oyuna dur demeli, şiddeti kutsayan bu anlayışa karşı durmalıyız. Mizah, şiddetin en önemli panzehirlerinden biridir. Mizahın geri düştüğü, sıradanlaştığı günlerde öne çıkan şiddet ve karanlıktır, mizah aklımızı korur, bunu unutmayalım, bu bilinçle her daim, sevgiyle ve gülekalın!..

2 yorum:

reklamciFARUK dedi ki...

Aklina kalemine yuregine saglik Cihan Demirci... Cok dogru, cok mukemmel tesbit ve yorumlar. Dilerdim ki en genis kitlelere ulassın.
Artik buna bakmali, milyonlarca adrese ulasan web mektubu gonderme programlarindan edinmeli, bu sekilde dusunceyi iletmeli...
olur mu acaba?
Selam ile, kolay gelsin.
Faruk CAGLA

reklamciFARUK dedi ki...

Aklina kalemine yuregine saglik Cihan Demirci... Cok dogru, cok mukemmel tesbit ve yorumlar. Dilerdim ki en genis kitlelere ulassın.
Artik buna bakmali, milyonlarca adrese ulasan web mektubu gonderme programlarindan edinmeli, bu sekilde dusunceyi iletmeli...
olur mu acaba?
Selam ile, kolay gelsin.
Faruk CAGLA