
Başka bir yerde pek duyulamayacak, görülemeyecek görsellerle, anılarla, bilgilerle dolu bu hiperaktif söyleşi, finalinde izleyen duyarlı dostların da katılımıyla çok keyifli geçti...

Başka bir yerde pek duyulamayacak, görülemeyecek görsellerle, anılarla, bilgilerle dolu bu hiperaktif söyleşi, finalinde izleyen duyarlı dostların da katılımıyla çok keyifli geçti...
"DAMDAKİ MİZAHÇI" Cihan Demirci, EDİP AKBAYRAM ağabeyini, vedasının 1. yılı olan 2 Mart 2026 tarihinde "DAMDAKİ MİZAHÇI" Youtube kanalında, slayt gösterisinden oluşan özel bir videoyla anıyor...
Ah be güzel abim, sen de erken gidenlerden oldun… Eskiden Moda’da yakınındaydım ama uzaklara düştüm… Uzaklardan da olsa umutla iyileşeceğini bekledim… Ama olmadı... 2 Mart 2025 Pazar akşamı bir koca yürek, bir müthiş ses ama hepsinden öte; bir güzel dost insan daha eksildi hayatlarımızdan: EDİP AKBAYRAM!..
Edip Akbayram’la 45 yıla yakın bir süre önce tanışıp, 30 yılı aşmış sağlam bir dostluk yaşadım… Samimi, içten, mütevazı, emekçi bir yürekti… Tanışıklığımız 80’li yıllara gitse de onunla 90’larda samimi oldum… Müzik dünyasından bezdiği, tüm gerçek emekçi sanatçılar gibi çalıştığı şirketten ciddi kazıklar yediği bir dönemde bu samimiyet dostluğa dönüşmüştü… 1997 yılında Kadıköy Moda’da ortak berberimiz Besim'de perçinlendi dostluğumuz… Ben o dönem ciddi sayıda söyleşi, panel-imza günü gibi çeşitli etkinliklerin şehir-şehir, ilçe-ilçe acayip koşturuyordum…
Günün birinde Berber Besim’de gene yan yana berber koltuğundaydık… Edip abi bana dönerek; “Cihan sana şaşırıyorum, sen de emeğe dayalı bir iş yapıyorsun, ama gördüğüm kadar heyecan içinde nefes nefese sürekli koşturuyorsun, oysa ki yazar-çizerliğin her anlamda ne denli zor ve az karşılığı olduğunu bilen biriyim… Bunun sırrı ne?” gibi cümleler sarf edince ben de dayanamayıp; “Edip abi, dediğin doğru, çok büyük kitlelere seslenmiyoruz ama mizah duygusuna sahip insanlarla karşılaşmak, bir araya gelmek acayip bir şey, insana enerji veriyor, keşke seninle de ortak etkinlikler-söyleşiler yapabilsek” demiştim…
Edip abi, “Neden olmasın ama ben konuşmayı çok fazla sevmem, olmazsa şarkı söylerim” demişti.. O gün beni bir heyecan daha aldı… Hemen kolları sıvadım… Önce çalıştığım yayınevinin satış ve tanıtım müdürüne açtım konuyu… Edip Akbayram-Cihan Demirci ikilisi “Müzik Mizah Birarada” başlıklı ilk etkinliğimizi Kozyatağındaki büyük bir markette yapmış, ciddi bir ilgi oluşmuş, hem ayak üstü sohbet hem de imza gerçekleştirmiştik… Edip ağabeyle, o dönemde ikimize de çok iyi gelen, çok keyifli imza günleri, etkinlikler, söyleşiler, birlikte yolculuklar yaptık, dediğim gibi önce İstanbul'da Kozyatağındaki büyük Carrefour mağazasında beraber müthiş bir imza günü yaşadık, ardından onun arabasıyla çok keyifli bir yolculuk yapıp Ankara'ya gittik, orada Ada Müzik'te gene çok keyifli ortak bir imza ve sohbet günü gerçekleştirdik.
Veee daha sonra benim o dönemler ikinci evim haline getirdiğim güzelim İzmir'de Edip Akbayram’la unutulmaz iki ayrı etkinlik gerçekleştirdik. Önce Buca'da Buca Eğitim Fakültesinin tıka basa tamamen dolu salonunda, sanırım 500 kişi filan alıyordu, salondakiler kadar da insanın dışarıda kaldığı bir günde "Nitelikli Müzik, İncelikli Mizah" başlıklı ortak söyleşimiz de çok keyifli geçmişti ama aynı zamanda bir hayat dersine dönüşmüştü…Kısaca anlatayım… Tarih: 24 Ekim 1997… Buca Eğitim Fakültesi, Konferans Salonunda söyleşimizi yaptık, Edip ağabey az konuştu ama ayağa kalkıp çıplak sesle, müzik aleti olmadan birkaç şarkı söyledi… Söyleşinin sonlarına doğru soru almak istedik… Salondan pek çok parmak kalktı… Ama biz Edip ağabeyle Türbanlı bir kız öğrencinin parmağını görünce ona söz vermek istedik… Lakin o dönem kutuplaşma çok artmış, bugünlere gebe bir süreç yaşanıyordu…Salondaki öğrenciler, öğretim üyeleri, hocalar, oturdukları kolçaklı sandalyelere vurmaya başladılar, yani o kıza söz vermemizi istemediler… Edip ağabeye dönüp baktığımda o da benimle aynı görüşte, ilk parmak kaldıran olduğu için sözü ona vermek istedik ama salonda ciddi bir uğultu ve tepki oluşunca biz de tepki gösterdik ve mikrofonun kordonu da yetmeyince, zaten sesi titreyen kızcağızı sahneye çağırdık ve mikrofonu ona uzattık…Zaten militanca bir şeyler söyleyecek olsa, gereken yanıtı ince bir şekilde verebilecek insanlardık ama insanları susturmak en kötüsüdür… Yanakları al al olmuş bu İzmirli kızcağız salonu şok eden şeyler söyledi, aşağı-yukarı şöyle dedi: “Ben Edip Akbayram’ın şarkılarını çok severim, buraya o yüzden geldim, mizahçı arkadaşımızı bilmezdim ama o da güzel konuştu ama dediğim gibi Edip Akbayram benim için çok önemli, çünkü mahallemizde bir çocuğa aşık olmuştum, ona açılamıyordum, günün birinde Edip Akbayram’ın şarkılarını dinleye dinleye sonunda ona açıldım.” Edip ağabey bana baktı, ben ona, gözlerimiz doldu, ayağa kalkıp ona sarıldık… O gün Edip ağabeyi daha çok sevdim… Gerçek demokrat, gerçek sol yürekli aydın insanların konuşmasını engellemezdi çünkü, bırakın konuşsunlar, ters bir şey söylerlerse de yanıtını zekice verirsiniz…
Bu unutulmaz söyleşinin ardından bahçede bir imza günü yapmış ve üniversiteli gençlerle sohbet etmiştik. Sonrasında hemen ertesi gün, gene İzmir'de, o dönem Kemeraltında fırtına gibi esen Ercan Kitabevi'nde, Ercan Günaydın kardeşimin organizasyonunda harika bir imza gününde onlarca İzmirli dostla, okurla, dinleyiciyle muhabbet etmiş, ardından da soluğu keyifli bir yemekte almıştık. Gene İzmir'de Çöyder'in imza günü etkinliğine katıldık. Edip ağabeyle festivallere, şenliklere de gittik. Bunlardan en unutulmaz anılarla dolu olanı İzmir Torbalı'daki "Yazıbaşı Şenliği" idi, Edip ağabey orada da harika bir konser vermişti, artık belediye vasfı olmayan Yazıbaşında çok renkli anlar yaşamıştık... Gün geldi İzmir’de Pan Kitabevinin açılış gününde kurdelayı Edip Akbayram ağabeyle birlikte kestik…

"14 ŞUBAT DÜNYA ÖYKÜ GÜNÜ"NDE İZMİR'DE KANGURU KÜLTÜR MERKEZİ'NDE GERÇEKLEŞEN SUNUMLAR, SÖYLEŞİLER, PANELLER, ÖYKÜ OKUMALAR ARASINDA YAZAR-ÇİZERLİK SERÜVENİNDE 48 YILI GERİDE BIRAKAN CİHAN DEMİRCİ, "MİZAH ÖYKÜCÜLÜĞÜ" SÖYLEŞİSİ GERÇEKLEŞTİRDİ...
"DAMDAKİ MİZAHÇI" Cihan Demirci, 2026 yılındaki ilk etkinliğini 14 Şubat 2026 Cumartesi günü, İzmir Alsancak'taki Kanguru Kültür Merkezinde düzenlenen "14 Şubat Dünya Öykü Günü"nde saat: 15.15'te "MİZAH ÖYKÜCÜLÜĞÜ ÜZERİNE" başlıklı söyleşisiyle gerçekleştirecek...
Aydın Şimşek yönetimindeki Kanguru Kültür Merkezi'nin İzmir'de 17 yıldır sürdürdüğü, herkese açık "14 ŞUBAT DÜNYA ÖYKÜ GÜNÜ" etkinliği 14 Şubat 2026 Cumartesi günü Alsancak Kıbrıs Şehitleri Caddesindeki Kanguru Kültür Merkez'inde 12.30 ile 18.00 arasındaki söyleşiler, paneller, öykü okuma saati etkinlikleriyle gerçekleşecek.,,(Sunumlar. Fatma Esra Horasan)
12.30: AÇILIŞ KONUŞMASI: Aydın Şimşek
12.35: DÜNYA ÖYKÜ GÜNÜ BİLDİRİSİNİN OKUNMASI
12.40: ONUR KONUĞU Semiramis Yağcıoğlu’na ödülünün verilmesi.
Semiramis Yağcıoğlu’nun Konuşması
13.00: SEMİRAMİS YAĞCIOĞLU’NUN YAZARLIĞINA BAKIŞ
KONUŞMACILAR: Hülya Soyşekerci, Ş.Didem Keremoğlu
13.40: ÖYKÜ SAATİ
Sanem Ezgi Kınal, Mehtap Ceylan
Meral Beylem, Çağla Kurtuluş
14.00: 1.PANEL
KONU: ÖYKÜ YAŞAMIN İÇİNDE Mİ?
KONUŞMACILAR:
Onur Akyıl, Altay Ömer Erdoğan
14.40 ARA
14.50: ÖYKÜ SAATİ
Gonca Keskin, Müjgan Çınar, Zeynep Çorapçı, Neslihan Çetin,
Gülçin Gürüz
15.15: 2.PANEL
KONU: MİZAH ÖYKÜCÜLÜĞÜ ÜZERİNE
KONUŞMACI: Cihan Demirci
15.45: ÖYKÜ SAATİ
Fatma Esra Horasan, Ela Dereköylü, Melahat Yalçınkaya Uysal, Suat Örs,
16.05: 3.PANEL
KONU: ÖYKÜDE KADIN İZLERİ
KONUŞMACILAR:
Bilsen Başaran, Özgür Sürek
16.45 ARA
16.55: ÖYKÜ SAATİ
A.Şebnem Birkan, Ceyda Yılmaz Berber, Ertuğrul Özarslan,
Berna Doğanoğlu, Muzaffer Kale
17.20: 4.PANEL
KONU: KISA ÖYKÜ VE DENEYSELLİK
KONUŞMACILAR:
Emel Kayın, Aydın Şimşek
17.50: ÖYKÜ SAATİ
Erhan Dinçer, Emine Koç
18.00: Kapanış Konuşması
Bu arada 2018 yılında 40. yılımın anısına yayınladığım "ŞİİRZOFREN" adlı şiir kitabımının adını taşıyan "ŞİİRZOFREN YOUTUBE KANALI"nı da geçtiğimiz gün yayına soktum, zira ürettiğim, dilimize soktuğum pek çok özgün sözcüğün başına gelen "ŞİİRZOFREN" sözcüğümün de başına gelmiş!.. Birileri bu isimde Yotube sayfası bile açmışlar, üretenin eğil de araklayanın-çalanın sahip olduğu, telif ve sanatçı hakları işlemeyen, hak-hukuktan uzaklaşmış bu ülkede yıllarca bu "araklama"larla çok uğraştım, artık yorgunum ama insan malzemesi çürütülmüş bu ülke başkalarının ürettiklerini çalan insan kaynıyor, biz son nefese dek ürettiklerimize sahip çıkma mücadelesini sürdürürüz, pes etmek yok!!!!!
Daha insanca, daha özgür, daha güzel günlere olan özlemle; 73. ölüm yıldönümünde hiciv şiirimizin büyük ustası, filozofu NEYZEN TEVFİK'i sevgiyle anıyoruz...
NEYZEN TEVFİK ANISINA VİDEONUN "DAMDAKİ MİZAHÇI" YOUTUBE KANALI LİNK ADRESİ: https://www.youtube.com/shorts/4HbNPM8YR-Q
YANİ ARKADAŞLAR DEMEM O Kİ, SON YILLARI ÜLKEDEKİ AĞIR ORTAM NEDENİYLE EPEYCE ZORLU GEÇSE DE, YAZAR-ÇİZERLİK SERÜVENİNDE 48. YILINA MERHABA YAZAR-ÇİZER CİHAN DEMİRCİ!..