08 Mayıs 2012

2. ULUSAL ANTALYA KARİKATÜR YARIŞMASINDA ÖDÜLLER VERİLDİ, ALTAN ERBULAK USTA ANILDI...


Sait Munzur'un birincilik ödülünü kazandığı 2. Ulusal Antalya Karikatür yarışmasının sergi açılışı, ödül töreni ve törenin ardından bu yıl adına ödül verilen 1988'de yitirdiğimiz çok renkli mizah ustası Altan Erbulak için yapılan anma söyleşisi 5 Mayıs 2012 Cumartesi günü, Antalya'da AKM Perge Salonunda gerçekleşti.

 


2. Ulusal Antalya Karikatür Yarışması sergisinin açılış anı...


Son 3 yılda bu Antalya'ya sanırım 7. gidişim filan oldu. Bu anlamda Antalya, doğrusu asıl gözdem İzmir'i bile solladı çaktırmadan! Nisan'da seçimini yaptığımız 2. Ulusal Antalya Karikatür Yarışmasının ödül töreni için geçen hafta sonu yeniden Antalya'daydım.  Antalya'da en sevdiğim yer Kaleiçi. Orda farklı bir hava var. Orda kalıp, sokaklarında dolaşmak, sonra sahile, parka inmek iyi geliyor epeydir pek de iyi olmayan moral vaziyetime, ruh halime...
 
 
 
 
 
Yarışma sergisinin açılışı öncesi Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Mustafa Akaydın ile odasında karikatür ve mizah ağırlıklı sıcak bir sohbet etme olanağı da buluyorum. Aksav Başkanı ve başkanın danışmanı Göksel Kumsal'la tanışıyoruz. Bu yılki Altın Portakal'da "Mizah"a geniş ayrılacağı müjdesini veriyor, karikatür adına konuştuğumuz pek çok tatsız şeyin arasında. Sonrasında Sosyal İşler Daire Başkanı Adem Akyürek'le sohbet ediyoruz. Derken yarışma sergisinin açılış saati geliyor. Hava sıcak. Dışarda bir Gençlik Festivali, konserler var. Antalyalı sanatseverlerin çok yoğun bir ilgi gösterdiğini söyleyemeceğim ne yazık ki. Tanıdık dostlar, hatta bildiğimiz Antalyalı karikatürcüler bile ortada yok. AKM Salonunun fuayesinde kurdelanın kesilmesi ardından, yarışma sergisi açılıyor ve konuklar yarışmada sergilenen karikatürleri inceliyorlar. Ardından AKM Perge Salonunda yarışmanın ödül töreni başlıyor. Az önce kokteylde görülen insan sayısı ödül töreninde yarı yarıya düşmüş vaziyette ne yazık ki. 










Sunucu arkadaşımız ilk sözü Damdaki Mizahçınız Cihan Demirci'ye veriyor. Jüride görev yapan arkadaşları; Ercan Akyol, Kamil Masaracı, Ferit Avcı ve Akdağ Saydut'u da temsilen konuşup, yarışma ve katılım hakkında bilgiler veriyorum. Geçen yıl 167 karikatürcünün katıldığı yarışmaya bu yıl 275 karikatürcünün katıldığını, katılan karikatür sayısının 493 olduğunu, ilk yıla göre ciddi bir artış olduğunu, özellikle çok genç, çok yeni karikatürcü adaylarının yarışmaya yoğun bir ilgi gösterdiklerini söylüyorum...



2. Ulusal Antalya Karikatür Yarışmasında ödül alan (ödül törenine gelebilen) karikatürcülerle birlikteyiz...



Konuşmamda karikatürün yaşadığı baskılara da dikkat çekip, karikatürün "vicdanımızın sesi" olduğuna söylüyorum. Ödül töreni sonrası yapılacak Altan Erbulak ustayı anma söyleşisine, çok arzu ettikleri halde katılamayan Erbulak ailesi fertleri; Füsun, Sevinç ve Ayşe Erbulak'ın özürlerini de iletiyorum bu arada... Ardından söz alan Antalya büyükşehir belediyesi başkanı Prof. Mustafa Akaydın da mizahın gücünden bahsederek, katılımdaki büyük artıştan memnuniyetini dile getiriyor. Daha sonra yarışmada ödül kazanan karikatürcülerin ödülleri veriliyor. Yarışmada birinciliği kazanan ve ödülünü almaya Ankara'dan gelen yılların usta çizeri Sait Munzur'a plaketini belediye başkanı Mustafa Akaydın veriyor. Yarışmanın bu yılki birincilik ödülü 3000 TL olarak saptanmıştı. Yarışmada "Altan Erbulak" adına konulan özel ödülü kazanan Kürşat Zaman, Jüri Özel Ödülünü alan Tuncer Özer, yarışmanın üçüncülük ödülü sahibi Oğuz Demir ile Jüri Özendirme Ödülü kazanan 16 yaşındaki Antalyalı genç çizer Berk Selçuk törene katılan çizerler arasındaydı. Tabii gördüğüm kadar en mutluları 16 yaşın heyecanıyla genç arkadaşımız Berk Selçuk. Yarışmada ödül aldığı halde törene katılamayan yarışma ikincisi Mehmet Kahraman'a, mansiyon sahipleri; Ömer Çam ve Asuman Küçükkantarcılar'a, Jüri Özendirme Ödülü kazanan Utku Kalıpçıoğlu ve Baret Kazazoğlu'na ödülleri daha sonra iletilecek.
 

Cihan Demirci "Altan Erbulak" söyleşisi sırasında...

Ödül töreninin ardından, Damdaki Mizahçınız Cihan Demirci, bir kez daha sahnede. Bu yıl adına ödül konulan, çok yönlü, çok renkli mizah ustası, sevgili Altan Erbulak ağabey için hazırladığım "Bir Sıcak Kahkaha" başlıklı görsel sunumlu söyleşimi, bu kez Erbulak Ailesi fertleri olmadan yapıyorum ne yazık ki. Salondaki konuklara 59 yıllık ömrüne sayısız üretimi sığdıran, pek çok sanatsal işi hakkıyla yapan ama her zaman "Öncelikle karikatürcüyüm" diyen müthiş usta Altan Erbulak'ı, gene heyecanla, gözlerim yaşararak anlatıyorum. Altan ağabeyi tanımış, onunla birlikte çalışma onuruna erişmiş bir insan olmanın mutluluğu üstüme çöken ciddi yorgunluğu alıp götürüyor.


Daha sonra bu yılki yarışmada ödül alan karikatürcüler onuruna verilen yemeğe geçiyoruz, Ship İn adlı güzel restoranın bahçesinde. Ödül törenine gelen çizer arkadaşlarla sıcak bir sohbet başlıyor. Son yıllarda sürekli artan ciddi bir baskı ve sindirme politikası görse de, muhalif yönü yok edilmeye çalışılsa da, az para kazandırsa da, iş imkanı her geçen gün daha da azalsa da, her anlamda geri düşmüş gözükse de, şu yaptığımız etkinlikleri çok az sayıda insan izler ve duyarlılık gösteriyor olsa da, şu karikatür ve mizah ne güzel şey be kardeşim diyorum her şeye inat içimden, yorgun-argın kalacağım otelin yolunu tuturken...  
 
 
GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ, DAMDAKİ CİHAN DEĞER!


Damdaki Mizahçı Cihan Demirci'nin arşivinden "GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ DAMDAKİ CİHAN DEĞER" bir fotoğraf daha... 1985 yılının Kasım ayından bir fotoğraf... Taksim, Elmadağ'da Cumhuriyet Caddesinde, Güldürü Üretim Merkezi adlı işyerimizin bulunduğu binanın hemen yan tarafındaki bir restoranda, Güldürü Üretim Merkezi ekibi, yöneticileri, yazar, çizerleriyle birlikte, GÜMGÜM adlı haftalık mizah gazetesinin çıkışını kutluyor. Bu gazete 15 Kasım 1985 tarihinde yayımlanmaya başlamıştı. Bu fotoğrafı özellikle, çok sevdiğim ALTAN ERBULAK ağabeyimin anısına yayımlıyorum bu blogta... O ekipte o da var zira... En sağda, duvar dibinde, bendeniz de hemen karşı çaprazındayım. Masanın en sağında bir başka büyük usta Sadık Şendil görülüyor. Bu fotoğrafta yer alan yitirdiğimiz dostlar; Altan Erbulak, Sadık Şendil ve mizah yazarı Metin Çakmak. Patronumuz Müjdat Gezen, bize en yakın gözüken dörtlünün arasında. Müjdat Gezen'in solunda; Metin Günen ile Mehmet Güzel, sağında çizer ofis boyumuz Yakup Kavak. Ortağı Kandemir Konduk, duvar dibinde en soldan ikinci sırada. Onun sol tarafında gazetenin hain sayfa sekreteri Necmi arkadaşımız. Öylesine bir yazı ölçüsü verirdi ki, yazdığımız yazıların yarıdan çoğu sığmaz, onları keserek masasının altındaki çöpe atardı hain!:))) Onun yanında; sevgili sekreterimiz Beyhan Ayral, muhasebecimiz Mustafa ve Milliyet Yayınlarını temsilen aramızda olan Yalvaç Ural.  Garsonun hemen önünde; Kemal Can, Bülent Karaköse ve Aydın Gündüz'ü görüyorum. Onların arkasında daha sonra bana hayatımın en büyük kazığını atan, yıllardır konuşmadığım adını bile anmak istemediğim A.S. ve onun ekürisi Mert Ali Başarır. Sonrasında, Murtaza Gürkan, Metin Çakmak, Cihan Demirci, Giray Elmalı sıralanıyorlar. Sahi bu fotoğrafı çeken; gazetemizin renkli fotoğrafçısı Muzaffer Kantarcıoğlu, onu da unutmayalım!..  Damdaki Mizahçınız Cihan Demirci, bu gazeteye çok fazla emek vermiş bir yazar-çizerdi. Yazılarıyla, röportajlarıyla, yazı dizileriyle, karikatürleriyle, çizgi bantlarıyla, gerektiğinde fotoromanlarında bile oynayarak hatta zaman zaman dergi mizanpajına bile yardım ederek delicesine çalıştı!!! Bu gazete Güm ekibi tarafından hazırlandı, Milliyet Yayınlarınca basıldı, sadece 9 sayılık bir maceradan sonra gazete boyutu dergiye dönüşerek, kadrosu da değişirek yoluna sessizce devam etti. Oysa ilk çıktığı dönemde 65-70 bin civarı bir satış yakalamış, ancak yapılan pek çok hata nedeniyle daha sonra bu tirajı epeyce yitirmiş, benzeri ülkemizde çok az denenmiş, fotoğraflı haberlere yer veren ilginç bir mizah gazetesiydi. O dönem beğenilmeyen bu tiraj bugünün Türkiyesinde en çok satan mizah dergisinin tirajıdır... Mizahtaki kan kaybında geldiğimiz noktaya küçük bir örnek bu sadece... Bu ilginç ve renkli gazete de, mizah tarihimizdeki pek çok mizah yayını gibi bir sürü abuk nedenden, yeterince sahip çıkılmadığı için ötürü kısa sürede heba oldu... Ama kısa ömrüne rağmen, beni pişirmiş ve bana çok katkısı olmuştur, sonuçta bize çok renkli anılar bıraktı bu gazete, sevgiyle anıyorum...


02 Mayıs 2012

2. ULUSAL ANTALYA KARİKATÜR YARIŞMASININ ÖDÜL TÖRENİ VE ALTAN ERBULAK'I ANMA SÖYLEŞİSİ 5 MAYIS'TA..


2. Ulusal Antalya Karikatür Yarışmasının sergi açılışı, ödül töreni ve törenin ardından gerçekleşecek Altan Erbulak'ı anma söyleşisi için Damdaki Mizahçınız Cihan Demirci'nin gene Antalya yollarına düşme zamanı... Yarışma sergisinin açılışı 5 Mayıs 2012 Cumartesi günü, Saat:17'de Antalya AKM'nin fuayesinde gerçekleşecek. Saat:18'de ise AKM Perge Salonunda yarışmanın ödül töreni yapılacak. Daha sonra ise; yarışmada bu yıl adına ödül verilen sevgili Altan Erbulak usta için, Cihan Demirci'nin hazırladığı "Bir Sıcak Kahkaha" adlı görsel sunumlu söyleşi gerçekleşecek. Bu anma söyleşisine aslında Erbulak ailesinin 3 sevgili ferdi; Füsun Erbulak, Sevinç Erbulak ve Ayşe Erbulak da katılacaklardı, daha önce 4 kez yaptığımız gibi. Ancak çeşitli son dakika aksilikleri ne yazık ki buna engel oldu. Altan ağabeyi bu kez onlarsız anacağız Antalya'da...

30 Nisan 2012

CİHAN DEMİRCİ İZMİR'DE KARABAĞLAR 3. KARİKATÜR VE MİZAH ŞENLİĞİNDEYDİ...

İzmir'de Karabağlar Belediyesinin bu yıl 3. kez düzenlediği Karikatür ve Mizah Şenliği 27 Nisan 2012 Cuma günü, Üçyol Metro İstasyonu yanındaki Uğur Mumcu Parkında gerçekleşti. Sabah karikatür sergileri açılışıyla başlayan şenlikte, saat:17'de "Mizahın Gücü" başlıklı söyleşi vardı. Leman dergisinden Güneri İçoğlu ve M. K. Perker (Benim bildiğim şekliyle Kutlukhan Perker) arkadaşlarımızın da katılması gereken söyleşide ne yazık ki, söyleşinin yöneticisi  Dr. Karikatürcü Rıfat Mutlu ile kalakaldık. 2 ay önce Konak Belediyesinin Öykü Günlerindeki "İktidar ve Mizah" başlıklı söyleşide de 4 konuşmacıdan ikisi gelmemişti. Son zamanlarda bu tür gelmemeler çeşitli nedenlerle çok arttı ve doğrusu hiç hoş olmuyor. Bazen belediyelerin iyi bağlantı kurmadan isimleri hemen ilan etmelerinden de oluyor. Karabağlarda olduğu gibi.

Rıfat Mutlu'nun sorularıyla, Cihan Demirci'nin konuşmacı olarak katıldığı bu söyleşide Cihan Demirci, mizahın gücünden ve Türk insanının mizahı sollayan genel ruh halinden örneklemeler verdi. Söyleşinin hem "Uğur Mumcu" Parkında ve açık havada yapılmasından da olacak Cihan Demirci, mizahın muhalif gücüne sığınan coşkulu ve eleştirel bir konuşma gerçekleştirdi. Sonrasında söyleşiyi izleyenlere kitaplarını imzaladı. Tiyatro oyunları ve çeşitli gösterilerle noktalanan şenliğin Cumartesi yerine Cuma günü yapılması, çok fazla etkinliğin bir güne sıkıştırışması doğrusu eleştirilmesi gereken durumlardı. Bu etkinliğin İzmirli karikatürcü arkadaşlarla muhabbet edecek bir buluşmaya neden olması ise işin güzel yanıydı.



CİHAN DEMİRCİ, 17. İZMİR KİTAP FUARINDA İZMİR'E ÖZEL, GÖRSEL BİR SÖYLEŞİ GERÇEKLEŞTİRDİ:
"SANKİ İZMİRLE 41 YILLIK DOST GİBİYİZ İKİMİZ"

19 Nisan'da, bir gün öncesinde hava koşulları nedeniyle ertelenmiş, oldukça maceralı ve epeyce rötarlı bir uçak yolculuğundan sonra İzmir'e 12 günlük bitmek bilmez bir griple giden Cihan Demirci, 20 Nisan 2012 Cuma günü, 17. İzmir Kitap fuarında 41 yılı bulan İzmir serüvenine dair görsel sunumlu bir söyleşi gerçekleştirdi. Söyleşinin başında kendisinden kaynaklanmayan teknik aksalıklar nedeniyle, izleyicinin karşısında epeyce bir zaman ter döken Cihan Demirci, gecikmeli başlayan bu özel söyleşide, 1971 yılında çocuk yaşta ilk kez gittiği ve çok sevdiği İzmire dair, özellikle son 18 yılı fırtına gibi geçen bir yolculuğu fotoğraflarla anlattı. Salonu dolduran İzmirlilerin keyifle izlediği bu özel sunum Cihan Demirci'nin özellikle son 18 yılda 90 kez geldiği İzmir macerasının kısa bir özeti gibiydi...




17. İZMİR KİTAP FUARINDA CİHAN DEMİRCİ İMZA GÜNLERİ...

Cihan Demirci, 17 yıldır sektirmeden, düzenli olarak hem söyleşi, hem de imza günleriyle katıldığı İzmir Kitap fuarında, bu yıl da fuarın son 3 günü; 20-21 ve 22 Nisan günlerinde Say Yayınları standında okurlarıyla buluşarak imza günleri gerçekleştirdi. İzmirde Cihan Demirci'yi yalnız bırakmayan okurlara, dostlara, arkadaşlara çok teşekkürler...


CİHAN DEMİRCİ ESKİ FOÇA'DA ÇOCUK ŞENLİĞİNDE...

Eski Foça, son yıllarda Cihan Demirci'nin bunaldıkça kaçmaya çalıştığı bir Ege güzelliği... Bu yılda İzmir Kitap Fuarı sonrasında "Çocuk Şenliği" bahanesiyle Foçaya giden Cihan Demirci, 24 Nisan Salı günü, Çocuk Şenliğinde çocuklara kitaplarını imzaladı... 3 gün kaldığı bu güzel ilçede başta sevgili Feyzi Örnek ağabey olmak üzere yakın dostlarla rakı-balık geceleri yaşandı ve 15 günü aşan grip böylece temiz hava ve keyifli muhabbetlerle bir kez daha atlatıldı!:)) 

14 Nisan 2012

CİHAN DEMİRCİ'DEN 17. İZMİR KİTAP FUARINDA 20 NİSAN CUMA GÜNÜ GÖRSEL SUNUMLU ÖZEL BİR SÖYLEŞİ:

"SANKİ İZMİR'LE 41 YILLIK DOST GİBİYİZ İKİMİZ..."

Damdaki Mizahçı Cihan Demirci, bu yıl 17. kez düzenlenecek İzmir Kitap Fuarına, hiç sektirmeden her yıl düzenli olarak hem söyleşi hem de imza günleriyle katıldı. Cihan Demirci yaşadığı şehir olan İstanbuldaki kitap fuarına bu kadar düzenli katılmadı işin doğrusu. İzmir'e ayrı bir önem veren Cihan Demirci, bu yılda İzmir için çok özel, biraz da kişisel bir sunum hazırladı.

17. İzmir Kitap Fuarında 20 Nisan 2012 Cuma günü, 1 No'lu Konferans Salonunda, Saat: 17.15-18.15 arasında gerçekleşecek, süresi biraz sarkabilecek görsel söyleşi: "SANKİ İZMİR'LE 41 YILLIK DOST GİBİYİZ İKİMİZ" adını taşıyor. İzmir'e ilk kez çocuk yaşta 1971 yılında giden Cihan Demirci, İzmir serüveninin 41. yılındai özellikle son 18 yılı çok yoğun etkinliklerle, müthiş bir tempoda geçen İzmir serüvenine dair, izleyenleri fotoğrafklarla dolu bir yolculuğa çıkaracak. İşin özeti; geçen hafta Antalya'dan hasta dönen ve bir haftadır yatak-döşek yatan bu zat, hastalık-mastalık demedi, İzmirli dostlar için keyifli bir görsel sunum hazırladı...İZMİRLİ DOSTLAR; O HALDE 20 NİSAN'DA, 1 NOLU KONFERANS SALONUNDA, MESELA SAAT; 17.15'TE BULUŞALIM... :))

 BU ARADA EK BİR BİLGİ:  CİHAN DEMİRCİ, 20-21-22 NİSAN GÜNLERİNDE, 17. İZMİR KİTAP FUARINDA, SAY YAYINLARI STANDINDA, SAAT:14.00-16.00 ARASINDA KİTAPLARINI DA İMZALAYACAK...

2. ULUSAL ANTALYA KARİKATÜR YARIŞMASI SONUÇLANDI, DAMDAKİ MİZAHÇI İSTANBUL'A "HASTA" ÖDÜLLÜ OLARAK DÖNDÜ!


Sevgili DAMDAKİ MİZAHÇI okurları... Geçen hafta Perşembe günü, bu yıl 2. kez gerçekleşecek Ulusal Antalya Karikatür Yarışması için Antalya'ya gittim. İstanbul'dan; Akdağ Saydut, Ercan Akyol ve Kamil Masaracı birlikte yaptık bu yolculuğu. Antalya'da diğer jüri üyemiz Ferit Avcı, Fethiye üzerinden gelerek aramıza katıldı. Antalya'da bizi önce kapalı, sonra çok sıcak, adeta yaza geçmiş bir hava karşıladı. Ancak geceleri de epeyce serin bir hava. Bendeniz son bir kaç yıldır gene eski haline dönen ve iyice zayıflayan bünyemin kurbanı olarak Pazar akşamı İstanbula epeyce hasta döndüm. Gittiğim yerlerden hasta dönmek son dönemde nerdeyse bir klasik haline geldi bende. Şimdi önümde bir İzmir yolculuğu var ve daha tam olarak iyi olmamamış beni bu bünye artık epey korkutuyor. Biz gelelim şimdi Antalya'ya... Yarışma Konusu “Genç Olmak Kolay Mı?” olan ve bu yıl 2. kez gerçekleşen Ulusal Antalya Karikatür Yarışmasına 275 karikatürcü 493 karikatürle katılmıştı. Ercan Akyol, Ferit Avcı, Cihan Demirci, Kamil Masaracı ve Akdağ Saydut'tan oluşan jüri 7 Nisan 2012 Cumartesi günü, sabah saatlerinde toplandı. 5 saati bulan değerlendirme sonucunda 493 karikatür arasından birincilik ödülünü Sait Munzur, ikinciliği Mehmet Kahraman, üçüncülüğü ise Oğuz Demir aldı.

Yarışmada ödül alan tüm karikatürleri ve yarışmayla ilgili ayrıntılı haberi MİZAHHABER adlı blogumuzda bulabilirsiniz...Link adresine tıklayınız:  http://mizahhaber.blogspot.com/2012/04/2_09.html



Geçen yıl ilki düzenlenen yarışmaya 167 karikatürcü katılmıştı. Bu yıl 275 karikatürcü katıldı. Hem karikatürcü sayısı hem de karikatür sayısı açısından geçen yılın çok üstünde bir katılım olan yarışmaya, özellikle çok fazla yeni ve genç ismin katıldığı görüldü. Yarışmanın yapıldığı şehir olan Antalya'dan bu yıl da çok yüksek bir katılım oldu. Ancak jürinin özellikle bu tür yarışmalar açısından deneyimsiz katılımcılara bir uyarısı var. Belli ki bu tür yarışmalarda henüz deneyimi olmayan kimi katılımcılar kurşun kalem çizimlerle katılmışlar. Bu onların daha baştan değerlendirme dışı bırakılmasına neden oluyor. Karikatür yarışmalarında kurşun kalem, ancak sabit bir kalemle çizimin üstünde belki tonlama sırasında kullanılabilir.



5 MAYIS'TA ÖDÜL TÖRENİ VE "ALTAN ERBULAK" USTAYI ANMA SÖYLEŞİSİ...

2. Ulusal Antalya Karikatür Yarışmasının sergi açılışı ve ödül töreni “Antalya Gençlik Şenliği” kapsamında 5 Mayıs 2012 Cumartesi günü yapılacak. Yarışmanın ödül töreninin ardından, bu yılki yarışmada adına özel ödül bulunan 1988'de yitirdiğimiz karikatürcü ve çok yönlü sanatçı "Altan Erbulak" anısına, Cihan Demirci'nin hazırladığı "BİR SICAK KAHKAHA" adlı görsel sunumlu bir söyleşi gerçekleştirilecek. Bu anma söyleşisinde Erbulak Ailesi de umarım tam kadro yer alır.



 
2. ULUSAL ANTALYA KARİKATÜR YARIŞMASI JÜRİ TOPLANTISINDAN ENSTANTANELER...



FERİT AVCI'NIN KUŞ ÇİZİMLERİ SERGİSİ ANTALYA'DA AÇILDI


Sevgili arkadaşım Ferit Avcı'nın 54 farklı kuş çiziminden oluşan Kuş Çizimleri sergisi 7 Nisan 2012 Cumartesi günü Antalya'da Karaalioğlu Parkında açıldı. Küratörlüğünü İbrahim Keleş'in yaptığı sergi, Dr. Tamer Albayrak'ın kitap olarak da basılan saha çalışması sonucunda ortaya çıkan kuş metinlerine Ferit Avcı'nın yaptığı çizimlerden oluşuyor. 6 ay boyunca parkta açık kalacak... Dr. Tamer Albayrak’ın 2008 yılının Haziran ve Ekim ayları arasında yaptığı saha çalışmasının ürünü sonucu bu sergide yer alan kuşlar üzerine metinler yazıldı ve kitap haline gelen bu çalışma Antalya Kent Müzesi yayını olarak basıldı. Küratörlüğünü İbrahim Keleş’in yaptığı sergi açılışı öncesi Antalya Belediye başkanı Mustafa Akaydın da Karaalioğlu Parkındaki kuş çeşitlerine ait bu sergi hakkında kısa bir konuşma yaptı. Lakin anımsatma olmasa sunucu arkadaş nerdeyse bu sergiye ciddi emek veren Ferit Avcı arkadaşımızın adı açılış konuşmasında hiç geçmeyecekti!!!!!

Aynı gün Antalya'da bu yıl 2. kez düzenlenen 2. Ulusal Karikatür Yarışmasında jüri üyeliği de yapan Ferit Avcı'ya açılışta bu yarışmadaki jüri üyesi arkadaşları; Ercan Akyol, Kamil Masaracı, Cihan Demirci ve Akdağ Saydut'ta eşlik ettiler. Açılışta Antalyalı sanatseverlerin yanısıra; Ferit Avcı'nın eşi Ayfer Kurt Avcı da bulundu. 54 ayrı kuş çiziminden oluşan sergi Karaalioğlu Parkında 6 ay boyunca açık kalacak. Açılış öncesi 5 kişilik kadromuz 2. Antalya Karikatür Yarışmasının jürisinde görev yaptı. Sonra da hep birlikte Ferit'in sergisinde aldık soluğu. İşin ilginç yanı belediyenin sitesinde yer alan haberde Ferit Avcı arkadaşımızın her biri müthiş emek ürünü olan çizimlerinden "fotoğraf" olarak bahsedilmesiydi. Bu da bize özgü bir bilgisizlik-ilgisizlikti, her an, her yerde karşımızda çıkan. İnsan bazen ne diyeceğini şaşırıyor.







Cihan Demirci, Ferit Avcı'nın sergideki kuş çizimlerinden "Saka" kuşu çiziminin önünde...Evinde yıllardır onlarca Saka kuşu besleyen, Saka kuşu delisi olan ağabeyi Cengiz Demirci'ye ithaf bir fotoğraf...

------------------------------------------------------------------------------------


FERİT AVCI'NIN SERGİ AÇILIŞINDAN ENSTANTANELER...


04 Nisan 2012

2. ULUSAL ANTALYA KARİKATÜR YARIŞMASININ JÜRİSİ 7 NİSAN CUMARTESİ GÜNÜ TOPLANIYOR...

Bu yıl 2. kez gerçekleşen Ulusal Antalya Karikatür Yarışmasına son katılım tarihi olan 31 Mart geride kaldı. Yarışmanın; Ercan Akyol, Ferit Avcı, Cihan Demirci, Kamil Masaracı ve Akdağ Saydut'tan oluşan jürisi, 7 Nisan Cumartesi günü Antalya'da biraraya gelerek, konusu: "Genç Olmak Kolay mı?" olan bu yılın ödüllerini belirleyecek ve daha sonra sonuçlar açıklanacak...



FERİT AVCI'DAN ANTALYA'DA KUŞ ÇİZİMLERİ SERGİSİ...

Bu arada; 2. Ulusal Antalya Karikatür Yarışmasının jüri üyelerinden Ferit Avcı, 7 Nisan Cumartesi günü, saat:17'de Antalya Kent Müzesi, Karaalioğlu Parkı Sergi Alanında 58 farklı kuş çiziminden oluşan bir sergi açacak...

02 Nisan 2012

İSMAİL GÜLGEÇ USTAYI KARİKATÜR SERGİSİ VE SÖYLEŞİYLE ANDIK...  
Sevgili İsmail Gülgeç yakından tanıdığım çok önemli bir karikatür ve çizgi roman ustasıydı. Geçen yıl 15 Şubat 2011 tarihinde, 64 yaşındayken yitirdiğimiz bu büyük ustanın hayatı büyük mücadelelerle geçti. Hem çok önemli sağlık mücadelesi içinde yaşadı hem de mesleğinin her anlamdaki seviyesini daha yukarı çıkarmak için olağanüstü çabalar sarfetti. Onun verdiği mücadele sayesinde bir çok karikatürcü çalıştığı ya da iş yaptığı yerlerde daha yüksek telif alma olanağı yakaladı. Muhteşem bir çizgisi ve deseni vardı İsmail Gülgeç'in. Bu büyük ustanın anısına 31 Mart 2012 Cumartesi günü, İstanbul'da Tepebaşında bulunan Karikatür ve Mizah Merkezi'nde bir etkinlik düzenlendi... Saat:14.30 civarında karikatür sergisinin açılmasının ardından; Damdaki Mizahçınız Cihan Demirci ve Muhittin Köroğlu, İsmail Gülgeç üzerine bir söyleşi gerçekleştirdiler. Muhittin Köroğlu Gülgeç'le olan yakın dostluğunu kısaca anlattıktan sonra sözü alan Cihan Demirci, 70'lerin sonunda tanıdığı, zaman zaman aynı yerlerde çalışma durumu yaşadığı İsmail Gülgeç'e dair anı ve anekdotlarını aktardı.


Cihan Demirci, İsmail Gülgeç'e zor günlerde büyük destek olan, güç veren sevgili eşi Ayça Gülgeç'le...


Onunla 1989 yılında Mazete mizah ekinde yaptığı röportajdan bölümler okuyan Cihan Demirci, İsmail Gülgeç'in Karikatürcüler Derneğinin 1988'de başına geçmesinden sonra dernekte çok önemli gelişmelerin yaşandığını, derneğin kazandığı iki önemli mekanı ve ondan önceki dernekle, ondan sonraki derneğin farkına dair bilgiler vererek anlattı. Söyleşinin ardından konuklar da İsmail Gülgeç'e dair anılarını, duygu ve düşüncelerini paylaştılar. Bu konuklar arasında; Gülgeç'in kızı Hilday Gülgeç ile son yıllarını İsmail Gülgeç'le Çanakkale'de Eceabat yakınlarında bir çiftlikte geçiren sevgili eşi Ayça Gülgeç de bu konuklar arasındaydı. Bu arada Eceabat'tan gelen İsmail Gülgeç dostları da vardı salonda. Ayça Gülgeç, çok sevdiği eşine dair kısa bir konuşma yaptı. Hilday ve Ayça Gülgeç'in ardından; Erdoğan Bozok Gülgeç'le ilgili anılarını aktardı ve daha sonra; Şevket Yalaz, Aziz Yavuzdoğan, İsmet Lokman, Funda Eren Örkün ve Yener Çakmak söz aldılar. Ne yazık ki karikatür dünyasından çok az karikatürcü bu etkinliğe katıldı. Özellikle Gülgeç'in çok emeğinin geçtiği Cumhuriyet gazetesi çizerlerinden hiçbirinin bu etkinlikte olmaması kötü bir tesadüf müydü diyerek, İsmail Gülgeç'in bundan sonra çok daha kalabalık salonlarda, çok daha fazla konuşmacıyla anılmasını dileyerek sözümüzü noktalayalım...
 
Cihan Demirci, İsmail Gülgeç'e dair anı, görüş ve anekdotlar paylaşırken...


İSMAİL GÜLGEÇ SERGİ AÇILIŞI VE SÖYLEŞİSİNDEN FOTOĞRAFLAR...




İsmail Gülgeç'in kızı Hilday Gülgeç ve Cihan Demirci...


İsmail Gülgeç etkinliğine katılanlardan bir grup etkinlik sonunda toplu halde...
(Fotoğraflar: Salih Küçük-Cevat Özer-Cihan Demirci)