12 Mayıs 2015

CİHAN DEMİRCİ SANA DEĞİL, SENİ DARBE SONRASINDA ALKIŞLAYIP DA, BUGÜN ARDINDAN SÖVENLERE YAZDI NETEKİM!..

Ayak sürüye sürüye gitti netekim... Bütün kötüler gibi ölümü bile çok zor oldu... Yüz yaşına 2 kalmıştı sadece... Annelerin ve çocukların hayatlarını karartmış, darbesiyle anamızı ağlatmıştı giderken bile bir "Anneler Günü"nü buldu!.. Gitmiş de neye yarar, giderken yanında bir ülkeyi de götürdü... Şimdi ardından sövmek, küfretmek, eleştirmek kolaydır... Ey Türkiye insanı, sen 12 Eylül 1980 darbesi sonrasında gösterebilmiş miydin bu tavrı, karşı çıkabilmiş miydin Faşist bir darbeye... Yoksa balkonlara çıkıp da alkışlamış mıydın, her zamanki çakma halinle "Oh sonunda asker bizi kurtardı" diye... Sen değil miydin 12 Eylül darbesinin hazırladığı 12 Eylül Anayasına 1982'de yüzde 91 küsur oranında "EVET" oyu vererek darbeyi onaylayan, alkışlayan!.. Unuttun mu o "UTANÇ" gününü!.. Ama "ikiyüzlülük" içine öylesine girmiştir ki senin... Hiç fark etmez, dün alkışladığına bugün en ağır küfrü edebilirsin, dün neler yaptığını hiç ama hiç düşünmeden...

Bu satırların yazarı başı ve kalemi dik olarak, darbenin ardından da yazarak, çizerek eleştirmesini bilmiştir 12 Eylül denen faşizm karanlığını!.. O yüzden bugün dimdik bir şekilde yazabilmektedir bu satırları... 12 Eylül olsun diye kıçını yırtan bir halkın çoğunluğunun içinden değildir bu satırların yazarı... 1982 Anayasasını oylama seçiminde 21 yaşını doldurmadığı için oy kullanamamıştır ama oy yerine geçecek öyküler, yazılar, çizgiler bırakmıştır arkasında...

O dönem mizah dergileri tabii öncelikle başta Gırgır ve küçük sol grupların çıkardığı yayınlar dışında darbeyi eleştiren, karşı duran bir medya da yoktur ortada, tam tersine medya tarafından da alkışlanmıştır bu darbe!.. Bugün ona sövmek çocuk oyuncağıdır, en basit, en kolay, en rahat iştir... Önemli olan 12 Eylül olduğunda gösterilen tavırdır. Türkiye halkı o gün SINIFTA KALMIŞTIR!.. O gün tarihin dipsiz karanlığına düşmüş ve bugün yaşadığı korkunç karanlık günlere kapıyı kendisi aralamıştır...

Halk halk olsa "Netekim" denen maşanın gidişinin ardından küfretmekten ziyade bir özeleştiri, bir tahlil yapar ve 35 yıl sonra balkona çıkıp ağzının çıktığı kadar bağırır: "ULAN BİZ NE BEŞ PARA ETMEZ, NE İKİYÜZLÜ, NE ŞAKŞAKÇI BİR TOPLUMUZ!" diye... Ama bunu yapmayacağı gün gibi ortadadır. O yüzden diktatörün biri gider, biri gelir, birileri hayatları rehin alıp, zehir etmeye aynen devam eder...

Ben bugün NETEKİM'e değil, 12 Eylül olduğunda darbeyi alkışlayarak, ona destek vererek kendi geleceğini de yok eden akılla hiç işi olmamış bir topluma SÖVÜYORUM, ne de olsa çoğunluk değil bu toplumda küçücük bir azınlığım, aramızdaki ince fark budur!..

Cihan Demirci (10 MAYIS 2015)

Hiç yorum yok: