25 Ocak 2015

CİHAN DEMİRCİ, ERZURUM BİLKENT LABORATUVAR LİSESİ "EDEBİYAT ŞENLİĞİ"NİN KONUĞU OLARAK ERZURUM'DAYDI...

İşin gerçeği yıl gene iyi başlamamıştı... Son yıllarda benzeri diğer yıllar gibi karşılamıştı bizi... Bir yıla da biz girelim demiştik ama gene o yıl bize girivermişti Ocak ayının başıyla birlikte... Yatak-döşek ağır bir griple, yani gene tüm "gripliğimle" girivermiştim bir yıla daha... Ardından gelen ölümler, katliamlar, can sıkıcı anlar filan derken, içimde adeta bir köşeye atılmış neşeye olan özlemle, gün saymaya başlamıştım Erzurum için yollara düşmeye... İlk kez gideceğim Erzurum bende "Sarı Gelin" türküsü tadı taşıyan bir heyecan yaratmıştı işin gerçeği... "Erzurum çarşı pazar, Leylim aman aman leylim aman aman, Leylim aman aman sarı gelin" diye içimden mırıldanarak düştüm yollara... 


20 Ocak Salı gecesi, Erzurum havalimanına indiğimizde beni karşılayanın "soğuk hava" olacağını düşünürken doğrusu hiç de öyle olmadı... Evet, kuru bir soğuk ve her tarafta kar vardı ama müthiş sıcakkanlı öğretmen arkadaşlar tarafından karşılanmanın yarattığı "sıcak hava" bu soğuk havayı çoktan uzağa itivermişti... Volkan ve Murat öğretmenlerle havalimanından okula doğru yol alırken muhabbeti koyultmuştuk bile...

Peki kayakla da herhangi bir yakınlığımız bulunmazken Ocak ayının sonlarına doğru, ne işimiz mi vardı Erzurum'da?.. Erzurum Bilkent Laboratuvar Lisesinin bu yıl ilk kez düzenlediği "Edebiyat Şenliği"nin davetlisiydim... Bilkent Üniversitesi, Erzurum'da Bilkent Laboratuvar Lisesi adıyla adeta çölde bir vaha yaratmıştı. Gece kalacağımız lojmana, şenliğin bir diğer konuğu yazar Hakan Günday arkadaşımla girerken, şenliğin mimarı öğretmen arkadaşlar bizi kapıda bekliyordu. Bu şenliğin baş mimarı Türkçe bölüm başkanı Rukiye Seryanoğlu ve Aysel Kobak arkadaşım İzmir yıllarından tanıdığım eğitimcilerdi. Onların İzmir'den Erzurum'a gelmesi belli ki İzmir'in sıcak havasını da getirmiş Erzurum'a... Hakan'la benden bir süre sonra Edebiyat Şenliğinin İstanbul'dan üçüncü konuğu olan sevgili Latife Tekin de katıldı aramıza... O Yeşilköy üzerinden geldiğinden bizden sonra ulaşmıştı. Lojmanın giriş katı salonunda sıcak bir muhabbete daldık bir anda öğretmen arkadaşlarla. Bu okul hepsinin gerçek yuvası olmuştu, çünkü okulun lojmanlarındaki dairelerde yaşıyordu hepsi, bu nedenle İstanbul'da pek örneğini görmediğimiz bir aile havası oluşmuştu okulda... 

21 Ocak Çarşamba sabahı, Erzurum'un kuru ve sağlıklı soğuğuyla erkenden ayaktaydım. Daire penceresini açtığımda uçsuz bucaksız duran bir karla karşılaştım. Hani öyle İstanbul'a zorlukla yağan kar gibi şaşkın ve zavallı bir kar değildi bu. İstanbul karı gibi öyle hemen erimezdi. Sağlamdı ne de olsa... Okulda ilk kez düzenlenen "Edebiyat Şenliği"nin heyecanı öğretmenleri ve öğrencileri çoktan sarmıştı. Kahvaltıda aramıza şenliğin dördüncü konuğu olan Erzurum Devlet Tiyatrosu sanatçısı Sezai Yılmaz arkadaşımız da katıldı. Okulun sempatik öğretmenlerinden Murat öğretmen gün boyu sürecek etkinliklerimizin dosyasını uzattı hepimize ve kahvaltı sonrasında, okul salonunda öğrenci arkadaşların şiir dinletisinin sonuna yetiştik. 


Şiir dinletisinin bitiminde okul salonunda Cihan Demirci'nin ilk tur görsel sunumlu karikatür ve mizah üzerine söyleşisi başladı. 2 saati bulduğumuz ilk söyleşide karşımda lisenin "Hazırlık Sınıfı" öğrencileri vardı. Onlara hem mizahın, hem karikatürün kısaca tarihini ve ne olduğunu örneklerle anlatırken, okullarında böylesi bir etkinliğin ilk kez yaşanır olmasının heyecanı içindeydiler. Bu arada iki öğrenci arkadaşımız bana yardımcı olmak için salondaydı. 


Okulun Edebiyat öğretmenlerinden Emine Er de, sağolsun, 3 tur sürecek bu etkinlik boyu yardımcı oldu bana, özellikle çektiği fotoğraflarla görsel arşivimize katkı sağladı. Öğlen yemeği arasından sonra, ikinci turumuz bu kez çok amaçlı bir sınıftaydı. Karşımda 9. sınıflar yani lise 1'ler bulunuyordu. Onlarla da karikatür ve mizah üzerine görsel sunumlu söyleşimizi gerçekleştirdikten sonra sıra 3. ve son tura gelmişti. Okulun 11. ve 12. sınıflarının yer aldığı bu söyleşi de gene aynı sınıfta gerçekleşti ve yaşlar ilerledikçe soru soran öğrencilerin sayısı arttı. Toplam 5 saate yakın bir sürede, 3 ayrı gruba gerçekleştirdiğim söyleşilerin benzerlerini diğer üç sanatçı konuk da gerçekleştirmişti.  


Finalde okul salonunda öğrenciler arasında gerçekleşen yarışmaların ödül törenini izledik ve sahneye davet edildik, şenlikle ilgili kısaca duygularımızı paylaştık salonu dolduran öğrenci ve öğretmen arkadaşlarla. Okul kütüphanesinde öğretmenlerle sohbet ederek de bu şenliği noktaladık. Ancak Erzurum'la işimiz henüz bitmemişti. Erzurumda güneş erken doğup, erken kayboluyor ortadan, hava o kadar erken kararıyor ki 17 civarında, İstanbul'un saat 21'deki hali gibi oluyor doğal olarak. O gün etkinlik sonrasında gittiğimiz Erzurum'un merkezinde bir kısa tur yaptık. Ama asıl şehir turunu 22 Ocak Perşembe günü yapacaktık. 


22 Ocak Perşembe sabahı okuldaki kahvaltı sonrasında Latife Tekin ve ben, bize şehir turunda rehberlik edecek öğretmenimiz Hülya Bayram ile birlikte Erzurum yollarına sabah 10'da düştük ve 17'ye dek gidilebilecek, dolaşılabilecek her yere gittik neredeyse... Bu sayfada fotoğraflarını göreceğiniz; Yakutiye Medresesi, Taş Han, güzergah üzerindeki Saat Kulesi, kale ve kale kapısı, Belediyenin restore ettiği tarihi konak, bitmek bilmeyen bir onarımda olduğu için sadece uzaktan bakabildiğimiz Çifte minare, Erzurum Evleri adlı mekan, henüz 2012 yılında açılmış olan Erzurumlu Emrah Kütüphanesi derken finali Palandöken'de Xanadu Otel'de yaptık... Zaten yeterince kayık bir ülkede yaşadığımız için bugüne dek kayakla pek ilgim olmadı doğrusu ama izlemesini severim hani...


22 Ocak Perşembe gecesi Erzurum'dan biraz yorgun ama mutluluk veren duygularla ayrılırken, gece yarısı ulaştığım ömür törpüsü İstanbul hengamesinde dilimin ucunda gene o çok sevdiğim "Sarı Gelin" türküsünü mırıldanıyordum... Sıcakkanlılıkları ve samimi halleriyle Erzurum'un soğuk havasını bize zerre kadar hissettirmeyen Erzurum Bilkent Laboratuvar Lisesinin tüm öğretmenlerine ve aynı güzellikteki tüm öğrencilerine "Damdaki Mizahçı" olarak bulunduğum dam üzerinden yürekten sevgilerimi yolluyorum... Doğrusu gene hiç de iyi başlamayan bir yılın ilk güzelliği oldunuz benim için... Belli mi olur, bakarsınız tekrar görüşürüz günün birinde... 

Cihan Demirci (23 Ocak 2015-Kadıköy)



ERZURUM BİLKENT LABORATUVAR LİSESİ'NİN DÜZENLEDİĞİ "EDEBİYAT ŞENLİĞİ"NDEN  FOTOĞRAFLAR... 

 Erzurum'da okul lojmanına geliş anımız sonrası ayağımızın tozuyla öğretmenler sohbet anında... 

 Lojman penceresinin ardından bembeyaz bir dünya.... 

 Ve 21 Ocak 2015 Çarşamba sabahı... Lojmandan Okul binasına yürüyüş anı... 

 Edebiyat Şenliğinin İstanbul'dan gelen 3 konuk yazarı: Hakan Günday, Latife Tekin ve Cihan Demirci... (21 Ocak 2015)

OKUL SALONUNDA HAZIRLIK SINIFLARIYLA GERÇEKLEŞEN İLK SÖYLEŞİ VE İMZA ANINDAN... 



 İstanbul'dan gelen 3 yazar konuğa katılan şenliğin bir diğer konuğu tiyatro sanatçısı Sezai Yılmaz'la birlikte... 


 LİSE BİRİNCİ SINIFLARLA SINIFTA GERÇEKLEŞEN, İKİNCİ SÖYLEŞİ VE İMZA ANINDAN... 


  11. VE 12. SINIFLARLA SINIFTA GERÇEKLEŞEN, ÜÇÜNCÜ SÖYLEŞİ VE İMZA ANINDAN...



 "EDEBİYAT ŞENLİĞİ"NİN KAPANIŞ TÖRENİNDEN ANLAR... 




 Edebiyat Şenliği sonunda okul kütüphanesinde öğretmen arkadaşlarımızla...


 ERZURUM ENSTANTANELER... 
 "Erzurum Evleri" 11 Erzurum evinin birleştirilmesi sonucu oluşturulmuş, içinde her türlü eski ürünün,sahaflık malzemenin bulunduğu ilginç bir mekan... Restoran olarak hizmet veriyor... 

Erzurum en önemli tarihi yapılarından "Yakutiye Medresesi"nden gece enstantaneleri... 

Erzurum'da kar "hakiki", İstanbul'un anında eriyen karına benzemiyor!..


 Erzurum Güzelyurt Restoran'da okul öğretmenleriyle birlikte akşam yemeğinde... 
(21 Ocak 2015)


ERZURUM ŞEHİR TURUNDAN ENSTANTANELER...
(22 OCAK 2015)



 YAKUTİYE MEDRESESİ'NDEN FOTOĞRAFLAR... 




 Restorasyonu bitmek bilmeyen Çifte Minare... 



ERZURUMLU EMRAH KÜTÜPHANESİNDE... 


 Erzurumlu şair Refik Durbaş'a ait bölüm...

 Erzurumlu yazar Yusuf Alper'e ait bölüm... 




 PALANDÖKEN'DEN ENSTANTANELER... 
 LATİFE TEKİN


 (FOTOĞRAFLAR İÇİN ERZURUM BİLKENT ÖĞRTETMENLERİ;
EMİNE ER VE HÜLYA BAYRAM'A TEŞEKKÜRLER... )


1 yorum:

HÜLYA Bayram dedi ki...

Çok güzel bir yazı olmuş Cihan Bey kaleminize, yüreğinize sağlık. Sizleri tekrar Erzurum'da görmek bizleri çok mutlu eder.