28 Haziran 2010

CİHAN DEMİRCİ ÇİZİYOR

Cihan Demirci'nin, İlhan Selçuk'un ölümünün ardından Cumhuriyet gazetesindeki "Çiziyet" köşesinde 23 Haziran 2010 tarihinde yayımlanan karikatürü...

21 Haziran 2010

AKÇAKOCA'DAN BİR
ÇOCUK ŞENLİĞİ GEÇTİ!

Türkan Saylan adına gerçekleşen 2. Çocuk Şenliği 17-20 Haziran tarihleri Düzce'nin Akçakoca ilçesinde yapıldı. Pek çok çocuk yazarının ve çizerin katıldığı etkinlikte çeşitli atölye çalışmaları, tiyatro gösterileri yapıldı. Damdaki Mizahçınız Cihan Demirci de, 17-18-19 Haziran tarihlerinde bu şenlikte iki ayrı görsel sunumlu söyleşi gerçekleştirdi.

GENE KAYMAKAM ENGELLEMESİ!

17 Haziran Perşembe günü öğlen saatlerinde Akçakoca'ya ulaştığımda 2. Türkan Saylan Çocuk Şenliği başlamıştı ancak suratlar pek de gülmüyordu. Son dönemlerde alışık olduğumuz üzere gene bir kaymakam engellemesi yaşanmış, çocuklara yönelik bir şenliğe çocukların gelmemesi için çalışılmıştı... Aklıma bundan 4 yıl kadar önce Akçakoca'ya oldukça yakın bir başka ilçede Karadeniz Ereğli ilçesinde, yazar arkadaşım Aydoğan Yavaşlı ile birlikte yaşadığımız "Kaymakam Engellemesi" gelmişti... Kütüphaneler Haftası nedeniyle 5 günlüğüne, 5-6 ayrı okul etkinliğine gittiğimiz Karadeniz Ereğli'de bir kaymakam, okullara girişimize engel olmuş, ben de hayatımda en çok haber çıkartan bir medya uğraşına girivermiştim. Bu blogu takip edenler, bu ibretlik olayın haberlerini bulabilirler...
Akçakoca'da da benzer bir kaymakam vakasıyla karşı karşıyaydık anlaşılan... Ama burada belediye vardı en azından şenliğe sahip çıkan. Karadeniz Ereğli de bizi çağıran kitapçı arkadaşımızla kalakalmıştık o zaman, her yere "Karadeniz Ereğli Bir Avrupa kentidir" yazılı tabela koymasını bilen belediye başkanı Halil Posbıyık zere kadar sahip çıkmamıştı bir Avrupa kentinde asla yaşanmayacak bu çirkin olaya...
Türkan Saylan adının birilerini hala korkuttuğu açıktı...Ne de olsa hayatını genç kızların okumasına, aydınlanmasına, ezilmemesine adamış bir bilim insanıydı sevgili Türkan Saylan... Bilimden, sanattan, kültürden, çağdaş bir yaşamdan korkanlar her yerde olduğu gibi Akçakoca'da da taş koymaya kalkmışlardı bu çocukça şenliğe... Ancak tüm taş koymalara inat, Akçakoca Belediyesinin desteğiyle gerçekleşen 2. Türkan Saylan Çocuk Şenliği 4 gün boyunca Akçakoca'ya alışık olmadığı bir renk kattı. Bebekliğimin ilk 2 yılının geçtiği Karasu'nun hemen yakınında olan Akçakoca benim için bu anlamda farklı bir yerdi. 18 Haziran Cuma günü Belediyenin Meclis Salonunda "Damdaki Mizahçı Anlatıyor" başllıklı görsel sunumlu söyleşide çocukluğumdan damdaki mizahçılığıma giden yolda bir söyleşi gerçekleştirdim. 19 Haziran Cumartesi günü ise, Belediyenin Encümen Salonunda, Yığılca'dan gelen 7. sınıf öğrencileriyle "Karikatürlü Bir Yolculuk" yaptık. Kısaca mizah tarihimizi özetlediğim bu görsel sunum, karikatür örneklerimle sona erdi.
Akçakoca'da 4 gün süren şenliğe pek çok çocuk edebiyat yazarı-çizeri fotoğraf, karikatür, tiyatro sanatçılarının katıldığı şenlikte kadın emeğini değerlendirmeye yönelik çalışmalar da yapıldı. Akçakoca Belediyesi ev sahipliği ile gerçekleşen Şenlikte her yaştan çocuk öykü atölyeleri, karikatür, çizgi roman, mask, resim atölyelerinde çalışmalar yaparak ürünler oluşturdu, tiyatrolar, Karagöz Hacivat gösterileri, kukla ve film gösterileri izlendi, çocuklar yazar ve çizerlerle tanışıp sohbet etme olanağı buldu. Hande Dilek Akçam ve Mustafa Yıldız tarafından karikatür Atölyesi, Ümit Kireççi ve Rıdvan Şoray tarafından da Çizgi Roman Atölyesi gerçekleşti. Şenlikteki tüm etkinlikler ücretsiz olup yayınevleri ve yazarlar tarafından ÇYDD kitap satış standına armağan edilen kitapların satışlarından elde edilecek olan gelir ÇYDD Burs Fonuna bağışlandı.
Şenliğe; Aydın Ilgaz, Aydın İleri, Aysel Korkut, Balam Kenter, Betül Sayın, Bilgin Adalı, Cengiz Özek, Cihan Demirci, Emel Kehri, Erol Büyükmeriç, Feriha Erçek, Fusun İyicil, Gülsüm Cengiz, Halide Karaarslan, Hande Dilek Akçam, Işık Soytürk, Mehmet Bal, Mine Soysal, Mustafa Yıldız, Necdet Neydim, Nermin Şenol Kalyoncu, Nilgün Ilgaz, Nur İçözü, Özhan Mercan, Rıdvan Şoray, Semra Bolat, Sevgi Saygı, Sevim Ak, Sibel Demirtaş, Simla Sunay, Süleyman Bulut, Tijen Savaşkan, Uğur Önver, Ümit Kireççi gibi pek çok yazar-çizer-sanatçı-oyuncu katıldı...

Şenlik süresince Akçakoca Belediyesi tarafından üç kategoride düzenlenecek Yerel Yemek Yarışması’nda Akçakocalı kadınlar yarıştı. Bu yarışmalardan birinde bendeniz de jüri üyeliği yaptım. Bu yarışmada "Talaş Böreği" birinci oldu. Sonuçta Akçakoca'da 4 gün boyunca; 35’den fazla sanatçının, 8 STK ve kurumun, 12 yayınevi desteğiyle; 18 Söyleşi, 1 Panel, 13 Atölye, 3 Tiyatro, Karagöz Hacivat ve Kukla Gösterisi, 6 Karikatür, Ebru ve Fotoğraf Sergisi, 1 Müzik Dinletisi, 5 Belgesel ve Sinema Filmi Gösterimi gerçekleşti. Hayatını gençlere-çocuklara adamış sevgili Türkan Saylan'ın tüm engellemelere rağmen bizi bir yerlerden sevgiyle izlediğine emindik Akçakoca'dan ayrılırken...

19 Haziran Cumartesi günü, şenliğe katılan yazar-çizer ve sanatçılardan bir grup, Akçakoca Belediye başkanı Fikret Albayrak ve çocuklarla...

17 Haziran Perşembe gecesi Akçakoca'da çay bahçesinde... Soldan sağa; Hande Dilek Akçam, Savaş Ünlü, Mustafa Yıldız, Aydın İleri ve Cihan Demirci...

18 Haziran Cuma günü Belediye binasında Akçakoca'lı çocuklarla...
18 Haziran Cuma günü sabah saatlerinde Akçakoca çevresini dolaştık. Dışarda ateş gibi hava varken, buz gibi Fakıllı Mağarasında Hande Dilek AKçam ve Cihan Demirci..

Belediye binasının girişindeki standında sevgili Sibel Demirtaş'la, bu şenliğin mimarlarından Sevim Ak, Savaş Ünlü ve Cihan Demirci...

18 Haziran Cuma günü gerçekleşen yemek yarışmasında jüri üyeliği de yaptık... Yarışma sonunda Talaş böreği birinciliği, su böreği ikinciliği aldı...

Şenliğe gelebilen çocuklar (Ki çoğunluğu çevre köylerden gelebildi, kaymakamsal nedenlerden ötürü) birbirinden keyifli masklar yaptılar, el hünerlerini geliştirdiler, neşeden korkanlara inat etrafa çocukça bir neşe saçtılar...

Şenliğin konuklarından Hande Dilek Akçam, hazırladığı şenlik afişinin önünde...

Cihan Demirci, 19 Haziran Cumartesi günü, Akçakoca Belediyesi Encümen Salonunda, ilköğretim öğrencilerine karikatürlü bir yolculuğa çıkardı...

Bu karikatürlü yoılculukta karikatürlerimden örnekler de sundum...

Yığılca'dan gelen öğrenci arkadaşlar karne almış olmanın, tatile yeni başlamış olmanın çocukça mutluluğu içindeydiler...Tüm engellemelere inat bu şenliğe destek veren AKÇAKOCA BELEDİYESİNE TEŞEKKÜRLER...Bu bir ilk adım olmalı, gelecek yıl bu şenliğin çok daha fazla çocuğa ulaşacak olanı gerçekleşmeli...

15 Haziran 2010

CİHAN
DEMİRCİ'DEN
IŞIK İLKÖĞRETİM
OKULUNDA KARİKATÜR ATÖLYESİ
Sevgili DAMDAKİ MİZAHÇI takipçileri; İstanbul'da Ayazağa Işık İlköğretim Okulunda bu yıl 4. kez düzenlenen Bilim-Kültür-Sanat Şenliğine Damdaki Mizahçınız Cihan Demirci de "Karikatür ve Biz" başlıklı bir görsel sunumla katılıp, karikatürlerinden örnekler gösterdi...

Cihan Demirci, Ayazağa Işık İlköğretim Okulundaki görsel sunumlu atölye çalışmasında...

Fevziye Vakfı Işık Okulları İstanbul'un en köklü eğitim kurumlarından. Bu okulların Ayazağa Kampüsünde bulunan Ayazağa Işık İlköğretim Okulu bu yıl 4. kez Bilim-Kültür-Sanat Şenliği düzenledi. 14-18 Haziran tarihleri arasında okulda gerçekleşen şenlikte pek çok kültüre-sanatsal ve bilimsel etkinlik gerçekleşti. Bu kapsamda 14 Haziran Pazartesi günü DAMDAKİ MİZAHÇINIZ Cihan Demirci, okul salonunda 6. ve 7 sınıf öğrencilerine yönelik bir karikatür atölyesi gerçekleştirdi. Görsel sunum eşliğinde kısaca karikatür tarihimizi aktardığım bu söyleşide, basit çizim çalışmalarına yer verdim ve kendi karikatürlerimden örneklerle noktaladım. 1 saatlik bu görsel sunumlu söyleşide öğrencilerin özellikle "karikatür okuma ve algılama"ları üzerinde çeşitli örneklerle durdum...
CİHAN DEMİRCİ KARİKATÜR ATÖLYESİNDE AYAZAĞA IŞIK İLKÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİYLE...

KURUCUSUNU UNUTAN GAZETE: HÜRRİYET!

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) kuruluşunun 64. yılı dolayısıyla, kurucu başkanı Sedat Simavi'yi geçtiğimiz 10 Haziran 2010 Perşembe günü Basın Müzesi’nde gerçekleşen bir söyleşiyle anmıştı. Bu söyleşiye konuşmacı olarak katılan Cihan Demirci, Hürriyet gazetesini, bu etkinliğe ve kurucusu Sedat Simavi’ye duyarsız kalmakla eleştirdi ve Hürriyet gazetesi okur temsilcisi Faruk Bildirici’ye konuyla ilgili bir e-posta yolladı... Bu mektup ODATV sitesinde haber oldu... Hürriyet Okur Temsilcisi Faruk Bildirici de Cihan Demirci'ye bir yanıt yolladı... Mektup metnini ve tüm bunlarla ilgili haberleri okumak için MİZAHHABER linkine tıklayınız: http://mizahhaber.blogspot.com/2010/06/kurucusunu-unutan-gazete-hurriyet.html
CİHAN DEMİRCİ ÇİZİYOR

Cihan Demirci'nin 14 Haziran 2010 tarihinde Cumhuriyet gazetesinde "ÇİZİYET" başlıklı köşede yayımlanan karikatürü...

GAZETECİLER CEMİYETİNİN 64. YILINDA SEDAT SİMAVİ'Yİ
ANDIK...
Sevgili DAMDAKİ MİZAHÇI dostları; Adı son yıllarda sadece Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin verdiği ödüllerde kalan öncü yayıncı, gazeteci-karikatürcü Sedat Simavi, kurucusu olduğu Türkiye Gazeteciler Cemiyetinin 64. Kuruluş yıldönümünde 10 Haziran Perşembe günü, Basın Müzesinde düzenlenen, Orhan Erinç'in yönettiği, Orhan Koloğlu ve Cihan Demirci'nin konuşmacı olarak katıldığı söyleşiyle anıldı..

Sedat Simavi söyleşisi sırasında; soldan sağa; Orhan Koloğlu, Orhan Erinç ve Cihan Demirci.

1896-1953 yılları arasında sadece 57 yıllık bir ömrü olmuş Sedat Simavi'nin... 57 yıla o kadar çok şey sığdırmış ki bir buçuk saatlik söyleşide tabii ki hepsi anlatılamadı... O Kaleminin efendisi olmuş bir gazeteci, yayıncı ve karikatürcüydü... Çemberlitaş'taki Basın Müzesinde, TGC Başkanı Orhan Erinç’in başkanlığında gerçekleştirilen "Sedat Simavi" söyleşisine gazeteci-tarihçi yazar Orhan Koloğlu ile karikatürist-mizah yazarı ve mizah tarihi araştırmacısı bendeniz Cihan Demirci katıldık...

Sedat Simavi’nin yayıncılıkta dürüstlüğe ve bağımsızlığa önem vermiş bir kişi olduğunu ifade ederek konuşmama başladım. Ne yazık ki başta kurucusu HÜRRİYET gazetesi olmak üzere bu etkinlik medyada pek haber değeri bulmadı. Okurların haberi bile olamadı. Salonda genellikle Gazeteciler Cemiyeti üyesi, eski-duyarlı-emekli gazeteciler vardı. Karikatür dünyasından ise sadece; Akdağ Saydut ile Hakan Çelik arkadaşımız bu söyleşiyi izledi. Oysa Sedat Simavi ile ilgili bir söyleşi için daha önce Karikatürcüler Derneği genel kurullarına üst üste bir kaç yıl öneri getirmiş ancak bir sonuç alamamıştım. Bu anlamda Türkiye Gazeteciler Cemiyetine ve Basın Müzesine teşekkür ediyorum.

Bu söyleşiyle ilgili olarak kardeş blogumuz MİZAHHABER'de çok daha ayrıntılı bir haber bulacaksınız. Size link adresini vereyim: http://mizahhaber.blogspot.com/2010/06/sedat-simavi-turkiye-gazeteciler.html

Sedat Simavi söyleşisi sonunda Türkiye Gazeteciler Cemiyetinin 64. kuruluş yıldönümü kokteyline geçildi. Soldan sağa; Aziz Nesin'in oğlu Ateş Nesin, Cihan Demirci, Orhan Koloğlu ve Orhan Erinç...

09 Haziran 2010

BURASI ESKİ FOÇA BURADA GÜNEŞ İŞTE BÖÖÖYLE BATAR!


Eski Foça... Yenisi de olduğu için Foça'ya böyle deniyor.. Ayırmak da yarar var... Yenisi bize pek uymuyor... Bir kere gitmiştim bir daha gitmeyi dert etmedim... Eskisine ise yakaladığım her fırsatta kaçıyorum adeta... Burası Eski Foça... Biz burada güneşin batışını izleyemeye doyamıyoruz... 

Burada rakı büyüyor, bira bir başka geliyor, dibek kahvesinin tadı da, Menendi Kafe'nin güneş batışı, ya da Bardacık geceleri de bir başka... Aman fazla yazmayalım, ülkede bir kaç yer kaldı zaten... İşte 5 Haziran gecesi kendimi gene orda buldum sevgili Ercan ve Meltem'le...Sonra zaman aktı ama Foça'da zamanın geçişi İstanbul gibi akmıyor, zaman akarken size bunu hissettiriyor, güneş ben burdayım diyor... Neyse lafı keselim, fotoğraflara geçelim... Geeeeç!..

Foça'ya gelir gelmez ilk görülmesi gereken yer Şen Çay Evi ve Mehmet Şen arkadaşımız... Tabii geceden kalmayıp da da dükkanı erken açabilmişse... :)))İşte 5 Haziran gecesi, gecelerin adamı, muhteşem dibek kahvesinin mimarı sevgili Mehmet'le, soldan sağa; Semih Poroy, Mehmet Şen, Cihan Demirci, Ercan Günaydın, Meltem Günaydın...

Veee 5 Haziran gecesi, yağmur altında bir Bardacık gecesi... Sevgili Feyzi abimizin Bardacık barında zaman zaman sağanak altında demlenirken... En soldan; Erkan, Sevgi Çekiç, Cihan, Meltem, Ercan, Feyzi abi ve Nezih...

Cihan, Nezih ve Mehmet Şen... Şen bir gece daha Foça'da...

Menendi Kafe'nin önünde güneş hafiften batmaya hazırlanıyor...Önce birayla başlar burda geceler... Güneşin batışını şimdi birlikte izleyeceğiz... (Feyzi Örnek, Semih Poroy, Cihan Demirci ve Nezih Kesim)

Ve güneş batıyor Foça'da... Semih güneşi kapatmamak için eğilmiş... Bir başka batış bu... yavaş yavaş anason kokusu geliyor artık burnumuza...Biraları bir an önce bitirmek gerek...

Aman be kardeşim.... Bu ne batıştır böyleeee... Cihan Demirci'nin kamerasından bir batış anı... Batmıyor, yükseliyor sanki bu güneş... O köpek her batışta orada... Nisan'da çektiğim fotoğrafta da şimdi de hep aynı yerde, keyfini biliyor, ne de olsa Foça'da yaşıyor...

Artık renk kızıllaştı... Hatta en yukarda sol köşedeki hali en son hali, oraya bir tıklayın, resmi büyütün de görün, sonra gel de içme kardeşim, ooof offff!..

Veeeeee işteeeeee... Cihan Demirci'nin objektifinden bir BÜYÜK RAKI ADAMI, SEVGİLİ FEYZİ ÖRNEK AĞABEYİMİZ...Bir insanın göbeğinde rakı bardağı bu kadar mı güzel durur kardeşim... İzmir'deki diğer BÜYÜĞÜMÜZ sevgili Fevzi Palut bu pozu görse kıskanır sanırım, ama işte bardak yerini bulmuş, bir büyük gölge perdesi bu, aaaay hak karagözüüüüm haydi şerefeeeeeeee!..

Ve BARDACIK BAR'dayız artık... Dizilmişiz bara... Güneşi gene muhteşem bir şekilde batırmış olmanın hüznüyle, ayı batırma peşindeyiz şimdi de... BEKLE BENİ FOÇA, İLK FIRSATTA GENE ORDAYIM...

YAĞMUR ALTINDA
İZMİR KARABAĞLAR'DA
BİR MİZAH GÜNÜ!
Sevgili DAMDAKİ MİZAHÇI dostları; Damdaki Mizahçınız Cihan Demirci, İzmir Karabağlar Belediyesinin, 5 Haziran Dünya Çevre Gününde gerçekleştirdiği "MİZAH GÜNÜ"ne konuşmacı olarak katıldı. Mizah Günü kah sağanak, kah atıştırmalı bir yağmur altında çevre gününe yakışır bir ortamda gerçekleşti!

"Çevresi Geniş Türkiye'm" söyleşisinde...

Karabağlar Belediyesinin Saat Kulesi Karikatürcüler Grubu ile birlikte düzenlediği düzenlediği "MİZAH GÜNÜ"ne katılmak için gene İzmir yolarındaydım... 5 Haziran Cumartesi günü gayet güzel bir havada İzmir'e geldim, havalimanında beni karşılayan Karabağlar Belediyesinden Erkan arkadaşımızla havanın değişimine berbaer tanıklık ettik. Ne de olsa Dünya Çevre Günüydü. İnsanoğlunun içine ettiği çevre en azından kendi gününde ağlıyordu belli ki...

Böylece "MİZAH GÜNÜ" 5 Haziran Cumartesi günü sağanak yağmur altında Karabağlar Uğur Mumcu Parkında gerçekleşmiş oldu. Etkinliğin yapılacağı saatlerde başlayan yağmur, gün boyu sürdü. Üstelik etkinlik açık havadaydı. Olumsuz hava koşullarına rağmen mizah günü çeşitli etkinliklerle gerçekleşti. Uğur Mumcu parkında yapılan gerçekleşen etkinlikte önce 70 karikatürlü "Çevre" sergisi açıldı. Serginin renkli basılan albümü izleyicilere dağıtıldı. Çocuklarla gerçekleşen atölye çalışması çok kalabalıktı. 100'den fazla çocuk katıldı. Mustafa Yıldız, Sadık Pala, Özhan Mercan adeta koşarak çalışmaları yönetebildi. Karikatür çizimlerinin ardından Nasrettin Hoca baskılı tişort, şapka ve karikatür albümleri hediye edildi. Belediye Başkanı Sıtkı Kürüm etkinliği sonuna kadar izledi. Hızını alamayıp çocuklarla karikatür çizdi. Birol Çün gün boyu portre karikatür çizdi. Başkanın portresini hediye etti.

"ÇEVRESİ GENİŞ TÜRKİYE'M"
Daha sonra "Çevresi Geniş Türkiyem" başlıklı söyleşi yapıldı. Bu söyleşide; Cihan Demirci, Savaş Ünlü, Sezer Odabaşıoğlu, Abdullah Yılmaz ve Aydoğan Yavaşlı konuşmacıydılar. Söz bana geldiğinde yağmur damlaları hafiften yüzüme akmaya başladı. Zira kafeteryanın tavanı akıyordu. Böyle bir ortamda biraz hızlandırılmış bir söyleşi yaşadık. Daha sonra Can Yücel şiirleri seslendirildi. Şiirli bir gösteri sunuldu. Bu arada konukların arasında yazar, çizerler de vardı. Saadet Demir Yalçın Manisa-Alaşehir'den gelmişti. Menekşe Çam, Ayten Köse, Murat Özdere, Hüseyin Alpaslan, Güney Taşlıoğlu, Kenan Yoldaş, Zeynep Özüşen, Ufuk Doğan ve birçok genç çizer arkadaşımız söyleşi sırasında izleyiciler arasındaydı. İzleyiciler arasında belki de havanın yağmulrlu olması nedeniyle pek çok çizer arkadaşı fark edememiştim:))) Ama daha sonra belediyenin verdiği yemekte 20 yıl öncesinden tanıdığım çizer arkadaşımız sevgili Saadet Demir'le yıllar sonra karşılaşmış olduk. Son dönemde aramıza karakedi sokmaya çalışanlara inat, kısa süre bir zamanda olsda Saadet'le sohbet etme olanağı buldum. Söyleşi anında cafeteryanın tavanından sürekli yağmur damlaları akması aslında çevre-mizah ilişkisini hem konuşmacılara, hem de konuklara canlı bir şekilde yaşatmış oldu. Derken Ercan Günaydın kardeşim geldi ve biz eşi Meltem'i de alarak ani bir kararla aslında Pazar günü gitmeyi düşünürken, o bozuk havada Cmartesi akşamından Eski Foça'nın yolunu tuttuk... Bu arada Egede yakaladığım her fırsatta ikinci adresim oldu artık Eski Foça, umarım gelecekte çok daha fazla zaman geçireceğim bir yer olur...

Söyleşi sonrasında konuşmacılar belediye başkanı Sıtkı Kürüm ile...

Etkinliğin sonunda konuşmacılar ve etkinliği izleyen karikatürcü dostlar, belediye çalışanlarıyla...

Sadık Pala, Saadet Demir Yalçın, Cihan Demirci, Abdullah Yılmaz, Karabağlar Belediyesi Kültür biriminden Zeynep hanım, ve önde Mustafa Yıldız...

... Ve Karabağlar Mizah Gününden son toplu fotoğraf...

FERİT
ÖNGÖREN'İN
ARDINDAN...
Birer birer gidiyorlar... Yalnızlığımıza daha yalnızlık katarak... Ne kadar çok ustayı yitirdik son 10 yılda... 50 kuşağı denilen, Türk karikatüründe ve mizahında çığır açan o kuşaktan nerdeyse kimse kalmadı gibi... Son bir kaç usta dışında... Foça'dayken öğrendim sevgili Ferit Öngören ağabeyin de 78 yaşında aramızdan ayrıldığını... Bırakın karikatürcü olarak o özgün ve naif yalınlıktaki çizgisini sadece "Cumhuriyet Dönemi Türk Mizahı ve Hicvi" kitabı bile yeter onu sevgiyle anmam için... Çocuk yaşta okuduğumda mizah tarihine ilgi duymamı sağlayan, harika bir çalışmadır o... 2002 yılında birlikte yaptığımız Cemal Nadir Güler söyleşisini nasıl unuturum. Her konuşmasında pek çok yeni bilgi alırdım ondan.... 9 Haziran 2010'du bugün tarih... Zincirlikuyu'dan bir ustayı daha uğurladık... Güle güle sevgili Ferit ağabey... Ondan kalan bir kaç fotoğrafı paylaşmak istiyorum şimdi sizinle...
Cihan Demirci ve Ferit Öngören... Tarih: 17 Şubat 2007... Karikatürcüler Derneğinin Sultanahmet'teki merkezindeyiz... Ferit ağabeyle son sohbetimizmiş meğerse... Yukarda sol köşedeki fotoğrafta 6 çizer Ferit ağabeyin yanındayız...

Ferit Öngören'le 2007 yılının 17 Şubat'ından bir poz daha...O gün dernekte karikatür ve mizah tarihimiz için ne tür çalışmalar yapılması gerekiyor, onun toplantısındayız...

Bugün aynı yerden yani Zincirlikuyu camiinden cenazesi kalkan sevgili Ferit Öngören, 2006 yılında Semih Balcıoğlu'nun cenazesinde görülüyor... Hayat böyle bir şey işte... Arka palnda Cevat Çapan ve biraz da Cihan Demirci görülüyor...