27 Ağustos 2007

"BENİ DE KOVUN, EY BAŞBAKAN"
YAZISI ÜZERİNE...

"Damdaki Mizahçı"da geçen hafta içinde kaleme aldığım "Beni de kovun, ey Başbakan!" başlıklı yazım yoğun bir mail trafiği yaşadı ve pek çok kişiye ulaştı. Bakın, o yazımın son paragrafında şöyle demiştim:

"Benim gibi başka insanlar da çıksın ve 'BENİ DE KOVUN, EY BAŞBAKAN' desin diye yazdım bu yazıyı… Bekir Coşkun'un bu ülkede yaşadığı o korkunç yalnızlığın ortağı olduğum için yazdım bu yazıyı... Bakalım bu sesime eklenen yeni sesler çıkacak mı?.. Birbirini hep yanlış anlayan bir toplum olduğumuz için bakın bu sözlerim yanlış anlaşılmasın, birileri kovacağı için gideceğimiz yok bu ülkeden. Sadece durumun vahametine dikkat çekmektir derdimiz. Gelinen vaziyet o kadar vahimdir ki, bu sadece ülke boşluğuna atılmış insani bir çığlıktır… Benim ki belki de kovulacak insan sayısını ortaya çıkarmak, şu ülkede kaç kişiyiz kovulması gereken, onu bir görebilmek… Gerisi kovmayı düşünenlere kalmış...Bilmem anlatabildim mi?.."

Bu son bölümü alarak, internette http://beyn.org adlı sitede mim dalgası denilen bir dalga oluşturup, sesime ses ve destek veren, içlerinde henüz hiç tanışmadığım okurlarımın da olduğu arkadaşlara buradan çok teşekkür ediyorum. Yapayalnız olmadığımı gösterdiler en azından. Sağolsunlar. Acı olan bizim mizah camiasından, yazar-çizer takımından bu çağrıya ses veren hiç kimse olmadı, çoğu zaman olduğu gibi... Karikatürcü Akdağ Saydut arkadaşım, sitesine koymuş, onun dışında çizer takımından hiçbir ses çıkmadı görebildiğim, izleyebildiğim kadar. Karikatür yarışmalarındaki sorunlara o kadar takılan meslektaşlar, yarışmalardan çok daha hayati bir konuda olumlu ya da olumsuz ses vermediler. Üzülmekten çok bu duruma şaşırmamak içimi ürpertti sadece... Onlar ses vermedi ama interneti çok daha iyi kullanan genç arkadaşlar ses verdi az önce dediğim gibi. Tabii başka ses verenler de oldu!!! Arkasına AKP iktidarını alan ve hilesi her geçen gün sandık sandık dökülen son seçimden sonra hepten şımaran bir kesim bu yazıya da her zaman ki basit ve ilkel tepkisini gösterdi. Küfür ederek, tehdit ederek, ağır hakaretlerle "çek git kardeşim, seni tutan mı var" diyerek her zaman yaptıklarını gene yaptılar. Bu şekilde gelen maillerin ortak noktası, Başbakanın ülkeden birini kovabileceği şeklindeydi, yani onlara göre Başbakan istediği an istediğini kovabilirdi bu ülkeden. İşte asıl altı çizilmesi gereken bu vaziyetti. Bu acı vaziyet, takiyeci AKP elinde geldiğimiz "dinci faşizm" noktasının hüzünlü halini gösteriyordu görmesini bilenlere!..

Hiç yorum yok: