05 Ekim 2006

HURAFETTİN HOCA
SORULARINIZI YANITLIYOR!
Dini hayatına aşırı hızla sokmaktan yastık altında kalan son çeyrek aklını da yiyen halkımız için o geliyor… DAMDAKİ MİZAHÇI blogu, çok önemli bir hizmeti gerçekleştiriyor ve Hurafettin Hoca sizlerden gelen soruları yanıtlıyor…

HURAFETTİN HOCA KİMDİR?

O ki, hocaların hocası, loncaların loncası, yongaların yongası dinbazlar bilgesi, büyük alim, pek bir zalim; Bedüzziya Apdülkezzap Hurafettin Hoca Hazretleri (Kendisine kısaca “Hufi” diyenler de oluyor ama ona en son “Hufi” diyen 32 yerinden çarpıldı!) Öteki Dünya uzmanı olarak ün yapan Hurafettin Hoca, uhrevi-zührevi ve her nevi sorularınız- sorunlarınız için Ramazan münasebetiyle bu blogta… İşte ilk gelen sorular ve sorunlar, Hocadan pek şahane yanıtlar…

SORU: “Cennette internet bağlantısı var mı?”

Cennet Mahallesinden Tayyar Endaze soruyor: “Hocam, cennette internet bağlantısı var mı, geçenlerde bir mümin kardeşim, orada ADSL hızında bir bağlantı günahtır dedi, doğru mu, ne buyurursunuz?..

EL YANIT: Ey net mümin Tayyar, sen ne diyorsun be, cennette internet kafe bile var. ADSL ne demek, cennette huri hızıyla bağlantı kuruluyor. Orada hızın adı Huşu, benim sitenin adı; Huma kuşu! Orası netin Allahı, orası cen-net efendi cen-neeeet!.. Adı üstünde, orası cen-net. Netin alası, netin padişahı, netin sultanı yegahı orada. Hızından yenmez, bağlantı kesilmez bir net cennet. Cen-net’e bağlanmak ister isen bana bağlan, orada muhteşem bir bağlantı zinciri açıyorum. Hadi kal hurafeyle!..

SORU: “Çift sarılı yumurta mümineyi bozar mı?”

Beşyüzonbinevler’den Rahime Rahvan da şu soruyu soruyor: “Hocam, yumurtayı pek severim, lakin mahallemizdeki bir ulu sahıs geçenlerde tarikat evinde düzenlediği altın gününde, çift sarılı yumurtanın mümini ve mümineyi bozduğunu söyledi. Siz ne derseniz?.. Hele hele hem çift sarılı hem de rafadan olursa bozulma katlamalı oluyormuş…

EL YANIT: Bak mümine kızım Rahime, sinirimi zıplattın! Ne demek yahu, çift sarılı yumurta tam tersine pek makbuldur. Onu buldun mu ye, kocandan dayak buldun mu kaç!.. Çift sarı demek çift sevap demektir. Sarının çiftini yiyen karı şey yani hatun kişi, bilir her türlü işi!.. Yumurtanın içinden sarıyı, karının içinden veledi eksik etme demiş bizden de büyükler! Pek güzel söylemişler. Yumurtanın sarısı, bir kez bizim tarikat yuvasına gel gece yarısı kız Rahime. Adında kanser var senin yavrum, tedavisini yapalım. Sabahları önce sarının çiftini ye, sonra da ziftin pekini, oldu mu salak kızım?..

SORU: “Göbeğe dövme yaptırmak haram mıdır?..”

Patladıkapı’dan Rana Tesettüroğulları soruyor: “Hocam, göbeğime daha önceleri yazı yazdırmıştım, üfletmiştim ama şimdi dövme yaptırmak istiyorum lakin bu dövmeyi yapacak kişinin mümin ehli olmasında fayda var. Sizce göbekte dövme günah mı, haram mı, ne yani?..

EL YANIT: Kızım Rana, göbeğine dövme yaptıracaksan tam yerine geldin. İçeri gel! Bu alemde bu yüce işi ilk uygulayan hocalar hocası benüm! Göbeğe yazı yazmanın ve üflemenin yeterli olmadığını söyleyerek yıllar yıllar önce göbeğe dövme yapmaya başladım. Sadece dövme mi, bir kerresünde göbeğe dövme dondurma bile döküp yedüm! Göbek demek bebek demektir. Bebek demek ne demek, abı hayat demek! Göbeğini açıkta bırakmadığın sürece istediğin dövmeyi tabii ki ehline yaptır… Göbeğine hem yazdıran, hem üfleten, üstüne üstlük bir de dövme yaptıran senin gibi mümineleri göbekten kutluyorum. Haram değil, sadece biraz paran gider ancak göbeğin rahatlar. Ne demiş bir hadise çıkarttığında İbnül Kevser; “Salatanın göbeklisi, hatunun bebeklisi makbuldur!..”

SORU: “Orucu suşiyle açmak oruca zarar verir mi?..”

Nişantaşı cihetinden Binali Hat-Kötür şöyle sormuş: “Hocam, arkadaşlar suşiyle iftara başladığım için, orucumun ziyan olduğunu söyeyerek beni hot-kötür üzdüler! Elimde değil seviyorum suşiyi. Konseptim böyle. Siz daha bilirsiniz diyerek sorayım dedim. Sahi Bir de şunu sorucam: “Geçen akşamda iftarda Böf Straganofla Şatobiryan yedim. Tüm bunlar dinimize uyar mı?..”

EL YANIT: Binalii ey benüm hot- kötür evladım! Hot ol, şey yani rahat ol. Dinimiz suşiyle ilgili bir emir buyurmuyor. Mönü suresine bile baktım orada da yok. Böf Straganof ya da Şatobiryan ya da her yan hiç fark etmez. Domuzluk yapan bir et değilse, gönül rahatlığıyla ye, sahi hayırsız Binali, insan bir akşamda Hocasını çağırır suşili bir iftara di mi amaaa!..

SORU: “Çocuğum altına kaçırıyor, Çişçi Baba türbesine götürdüm fark etmedi, ne yapmalıyım?..”

Asude Evler sitesi sakinelerinden Pervane Hurma da şunu soruyor: “Hocam, dokuzuncu çocuğumu onbir ay önce yaptım. Lakin sürekli altına kaçırıyor. Semtimize yeni açılan “Çişçi Baba” Türbesine götürüp yedi kez döndürdüm, yerleri çalı süpürgesiyle onbir kez süpürdüm ama bana mısın demedi gene üstüme işedi veled! Ne buyurursunuz?..”

EL YANIT: Ah benüm akılsız kızım Pervane, yeni açılan bir türbeye gider isen olacağı budur! Türbenin yeni açılanı olur mu, türbe zinciri mi bu ey manyak hatun!.. Bir kere gittiğin türbe sahte, gerçek “Çişçi Baba” türbesi Samatya’da bizim evin arka bahçesindedir. Oraya gelecektin. Hem dokuzuncu çocuk, türbe çevresinde yedi kez dolaştırılır mı?.. Dokuza yedi olur mu?.. Yedi kere dokuz ne yapar?.. Sahi ne yapar, orası bizi ilgilendirmez, sen dokuza dokuz yapacaktın, bir kere sen çocuğu iki kere eksik dolaştırmışsın, ayrıca çalı süpürgesiyle değil çalı fasülyesiyle süpürmek gerekirdi. Hiçbir haltı doğru yapamamışsın. Bir gece vakti bizim evin arka bahçesine gel ama çocuğu eve bırak, oldu mu yavrum, ben senüüü o türbe çevresünde dokuza dokuz turlatırım, daha da olmadı tırlatırım, hadi kal hurafeyle, irtica tehditin bol olsun!..

Hiç yorum yok: