23 Mayıs 2008

Eğer tersane işçisiyseniz hayat bu ülkede tuzluya değil, epeydir TUZLA'YA PATLIYOR ARTIK!..

Külleri boğaza savrulan opera sanatçısı Leyla Gencer'in denizi kirlettiğini yazıp, kafayı onun küllerine takan Ortaçağ karanlığında kalmış molla zihniyeti 2 Temmuz 1993'te Sivas'ta insan yakanların destekçisi olduğu için, 'kül' olmayı değil, 'insan yakma'yı bilecek elbet...

Faşizan bir iktidarla yargıyı adeta yok edip dam üstünde saksağan yapanlar, kendilerini belimize vurulacak kazma olarak mı görüyorlar dersiniz?..

Başbakan'ın gözü nedense tam da 19 Mayıs törenleri öncesi rahatsızlandı. Bu göz rahatsızlığı kanlı mı olmuş acaba kansız mı?..

Televizyonlar "karı-koca" pazarlayan birbirinden pespaye "izdivaç" programlarından geçilmiyor... Ülkede pezevenklik bile reyting çarkına yenik düştü anlayacağınız!..

AKP'nin ülkede yarattığı derin gerginliği yumuşatmak için MHP 'Gül'ü önermiş... Peki bu durumda kim bozacı, kim şıracı oluyor?

Son AKP geyiği: "AKP'lilere hem kapatma, hem de 10 yıl boyunca açık ve kapalı her yerde sigarasız siyaset yapma yasağı geliyor!"

Sigarayı yasakla bırakan Türk halkı, şu AKP'yi de yasaklanınca mı bırakacak illa ki?..

Şebeke suyu yüzünden hastalanan Aksaraylı sayısı 8500'e ulaşmışken Aksaray'ın AKP'li belediye başkanı hala "Paniğe gerek yok" demeye devam ediyor... Sorun aslında şebekede filan değil hayatlarımızı kara çarşaflarla saran şebekliklerde!..

Dünyanın en pahalı benzinini kullanıp, en pahalı telefon faturasını ödeyen, sürekli yeni vergilerle her alanda soyulan, her konuda en büyük kazıkları yiyen Türk halkının hiçbir şeye gıkını bile çıkaracak halde olmaması, "BÖYLE İNSANLARI GEL DE ISIRMA" diye düşünen KENELERİ BİLE AZDIRMIŞ OLMALI!..

Hiç yorum yok: