19 Mayıs 2008

Aşağıdaki yazı, Radikal'in eki Radikal-2'ye yazı yazdığı dönemde Cihan Demirci tarafından yazılmış ve 19 Mayıs 2002'de Radikal-2 ekinde yayınlanmıştı. Henüz AKP'nin dinbaz faşizminin başlamadığı bir dönemdi... Aradan 6 yıl geçmiş... Bu yazıda bazı ufak değişiklikler-güncellemeler yaptım, bugün 19 MAYIS 2008 ve yeniden yayınlıyorum...
BİR ADET "19 MAYIS"
YAZI GÖSTERİSİ...

Bugün 19 Mayıs. Gençlik ve Spor Bayramı. Bugün gençlere daha doğrusu "GNC"lere gene "spor" olsun diye bazı "hareketler" yaptıracaklar nice stadyumlarda. Bazılarınız "Bize şekil yapmayın" diyecek şimdi bazılarınız ise; "Bu hareketler bize ters gelir hocam" diyecek ve sinirlenip birilerini bıçaklayacak ya da vuracak belki de... Bunlar sahalarımızda görmek istediğimiz şeyler diil mi zaten???

Sahi, şimdilerde size ne kadar yakın acaba bu "Bayram" sevgili gnc arkadaşım? Hani Samsun'a çıkış günüydü bugün, bilmem okuldaki derslerden hatırlar mısın? Ne dedin; "Samsun çoktan düştü de, süper lige bir daha çıkamıyor mu?" Haaa, sen Samsun'u sadece futbol takımı olarak biliyorsun anladım!

Ama ben o Samsun'u kastetmemiştim. "Sen Samsun değil Winston Light mı içiyorsun artık?" Tamam canım, anlaşıldı. Lakin biliyorsun 19 Mayıs 2008 itibarıyla sigara içme yasağı artık her yerde başlıyor. En azından bu yazıyı okurken içme bari. Yani uygulanmayacak bir yasağımız daha oldu işte! Samsun demişken, Samsun limanı da, daha evvelsi gün satıldı biliyor musun, böylece ülkede satılmadık liman bile kalmadı...Hani gnc bir insan olarak günün birinde sığınmak isteyeceğin bir "liman" ararsan, durumu bil diye dedim bunu... O kadar yani...

Sahi gnc arkadaşım, ben bu arada seni lafa tutup da televizyondaki izdivaç programlarını kaçırmanı istemem. Üzülürüm sonra. Sahi şu muhafazakar ve dinbaz ülkeye ne çok yakıştı di mi şu izdivaç programları... Vay beee!.. Gel de bir zamanların ünlü maması Matild Manukyan'ı bu 19 Mayıs'ta anma... Kadıncağız geri gelip de, televizyonlardaki şu birbirinden "pezo-matik" programlara baksa, "Bizim günahımız neydi de, bizi damgaladınız" demez mi?.. Gnc arkadaşım, Manukyan bu işi en azından edebiyle yapardı ve her yıl vergi rekortmeni olurdu... Reyting için herşeyi yapan televizyon kanalları genci-yaşlısıyla insanlara resmen "aracılık" yaparken Manukyan'ın kemiklerini de sızlatıyorlar aslında...

Biliyorsun bu ülkede epeyce bir süredir önemli olan artık "uzaklardan" gelmektir. Buralarda olmayacaksın arkadaş. Uzaklara gidecek ve sonra uzaklardan geleceksin. Kapıları açıp fırsat versen gençlerinin neredeyse tamamı uzaklara kaçacak bir ülkedeki doğru hareket budur. Hareket 19 Mayıs hareketi değil, hareket çok açık, hareket kasti, hareket topa değil, bu hareket geleceği çoktan çalınmış bir ulusa yapılıyor ama hakem olan HALK her zamanki gibi UYUYOR. Ne de olsa epeydir İstikbal Studio Collection'da! Yani İstikbal artık bir YATAK sevgili gnc kardeşim... Öyle bir yatak ki ulusca içine girip yatıyoruz, mışıl mışıl da değil horul horul, aymaz aymaz UYUYORUZ!..

Dediğim gibi çok uzaklardan geleceksin ki Kraliçeler gibi karşılanasın. Buralarda öyle "yerli" neyin varsa hepsini yok edeceksin, yok yerli sermayeymiş, yok küçük sermayeymiş, yok edeceksin arkadaş. Her şeyi uzaklardan getireceksin. Uzaklardan gelecek ve mümkünse büyük olacak.

Gnc arkadaşım; hele hele muhafazakar, dinbaz filan da değilsen buralar cehennem artık sana. Hem muhafazakar, hem dinbaz, hem de maganda olacaksın. Hani en ufak harekette silahına ya da bıçağına davranan magandalardan. Hareketin topa değil karşındaki masuma olacak!!! Bilir misin bu magandaların çoğu muhafazakar ve dinbaz olur nedense üstelik...

Yok artık öyle Samsun'a filan çıkmak gnc arkadaşım. Bırakın bu işleri yaaaa!.. Çıkacaksan şöyle bir Uzakdoğu seyahatine çık!.. Sahi senin neyin var senin sevgili gencim? Ne istiyorsun? Yeni bir hayat mııııı? Yeni bir aşk mı? Evet, senin yeni bir hayata ihtiyacın var. Mucizeler yaratacağın yeni bir hayata...Televizyondaki programlarıyla mucizeler yaratan Sinan Çetin mi geldi aklına? Bak sen, pek bilmezsin ama o Sinan Çetin, "Film Gibi" bir adam olmadan çooook yıllar önce senin gibi gençler için, çok "özel" bir film yapmıştı;"Prenses" diye. Hiç unutmam sinemada üç kişi izlemeye başlamıştık o dayanılmaz filmi, derken biri "On Dakika Ara"da artık isyan edip küfrederek terk etti salonu, diğeri filmin sonlarına doğru elindeki patlamış mısırı beyaz perdeye fırlatıp gitti, bir ben kaldım koca salonda. Film şuna benzer bir cümleyle başlıyordu aklımda kaldığı kadarıyla: "Hiçbir düşünce için savaşmaya değmez". Sonrası da şu olmalıydı aslında ama sponsor sorundu tabii o zamanlar: "Hayatın gerçek tadı Koka Kola". Evet evet, aşağı yukarı bu anlamda bir cümleydi.

İşte böyle gnc arkadaşım. Sinan amcanın dediği gibi; İstikbalde seni yeni bir hayat bekliyor unutma. Hiçbir "düşünceye" gerek olmayan, hiçbir "düşünce" için de yok olup gitmeye gerek duyulmayan "yepyeni" bir hayat bu..."YPYYN" diye de yazabiliriz...

Bugün 19 Mayıs. Ne yapı-ceksin şimdi gnc arkadasım? Öncelikle fiziğine, kilona dikkat edi-ceksiiiin di mi amaaaa... Fizik herşeyden önemli artık... Sırf fizikle bile götürebilirsin şimdilerde hayatı... Başka hiçbirşeye gerek yok haaa...Hani beyin filan gibi... SMS diliyle yazalım: "BYN"...

Bak gnc kardeşim, beyninin içine asla yatırım yapmaya-ceksiiin, sonra bozuşuruz valla... Hayattaki bütün birikimlerin, her an nakite ve islami kar payına dönüşecek gibi olmalı. Tak şimdi sıkıca türbanı başına, giy uzun pardösünü, altına da çek file çorabı en pavyonundan... Daha da olmadı kara çarşaf al üstüne, bitsin bütün dertler... Sonrasında da biraz toprak atacaklar zaten üstüne, hani gömülme aşamasında...

Bek gnc arkadaşım sabahları erken kalkıp, sabah sabah Seda ablanızın programının başına koşun... Sonrasında da ne kadar yuva yapan, koca bulan, kadın bulan pezo-matik program varsa akşama dek izleyin durun... Yuvanızın ömür boyu tüm "kontür"ünü birileri karşılar elbet. Yuvanız ekran yuvası olursa bütün masrafları da çıkmış olur, sadece yuvanın içine 69 tane kamera yerleştirilecek, eh artık olacak o kadar canım!

Farkında mısınız gnc arkadaşlar? Sahi ne kadar güzel fiziklere sahip gençlerimiz var artık bizim de. Bebek gibi, sütun gibi kızlar, birbirinden yakışıklı, parlak delikanlılar. Muhteşem fizikler, sadece konuşmaya başlayınca bitiyorlar ama yakında onu da halledecekler merak etmeyin. Şimdilik birkaç parça eksik, onları da uzaklardan getirttik mi, değme keyfe...

Sahi yaaa, bugün 19 Mayıs'tı di mi gnc'ler... Gençlik ve Spor Bayramı. Bu kadar genç hazır stadyumlarda bir araya toplanmışken, onlara keşke "stand-up"çılarımız toplu halde bir gösteri yapsalardı ne güzel olurdu di mi? Şık olurdu valla. Ya da şu üst üste çıkıp "kule" oluşturan gençler, en üste Hande Yener'i alsalardı, fena mı olurdu? Hande'nin üstüne de Gülben Ergen çıkardı mutlaka!..

Bugün 19 Mayıs gnc'ler. Bugün, Ata'dan kalan son izi, Ataizi mi dediniz? Yoksa sizin "Ata izi"niz Hande Ataizi miii? Gerçi şu aralar onun da pek izi kalmadı yaaa...

Ey İstikbal'de 36 ay taksitle yeni bir hayat bekleyen gnc'ler, ana-babaları gibi her an kredi kartından batacak olan gnc insanlar... Ey bu ülkede iktidar kimse ona tapanlar...Şu an iktidar dinbaz ve faşist bir parti diye ona tapıp, gericiliğin sularına atlayan arkadaşlar...Bugün mavi gözlü bir adam, Samsun'a ayak basmıştı. Hayııııııııır, lens değildi canım onun gözleriiii!.. Suni hiçbir şeye sahip değildi. Bilir misiniz ki; silikonsuz kurulmuştu bu ülke gnc'ler. Bu ülkeyi kuranların selülitine bakmamıştı kimse... Üstelik çilekler ve domatesler de, insanlar gibi hormonlu değildi o zamanlar...

Bugün 19 MAYIS. O, bugün Samsun'a ayak basmıştı... Kimbilir sizler bugün nerelere ayak basacaksınız... Çoğunuzu aslında hafakanlar basacak gene biliyorum... Ey, sana dayatılan o "sahte" o "reklam" yaşamları her an yaşamayı arzulayan gelecekleri çoktan çalınmış milyonlarca TRK GNC'İ (Türk genci demek istedim) yazımı şu cümleyle bitirmek istiyorum: ; "İlla ki Samsun'a olmasa da, sizlerin de bir gün ayakları yere basar umuduyla..."

CİHAN DEMİRCİ

(19 Mayıs 2002'de Radikal-2 gazetesinde yayınlanan bu Cihan Demirci yazısı ufak değişikliklerle 19 Mayıs 2008'de stadyumdaki yerini almıştır...)

Hiç yorum yok: